İslami Haberler

Ana Sayfa Haberler Dini Haberler İslami Haberler Ümmetin garipleri Nepal Müslümanları

Ümmetin garipleri Nepal Müslümanları

Ümmetin garipleri Nepal Müslümanları
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : İslami Haberler Yorumlar : 0 Okunma : 129 Beğen : 0
Himalayaların yer aldığı Nepal dünyanın çatısı mı? Çatısı! Ancak ülkenin sadece kuzeyi karlı buzlu. Güneyi hiç de öyle değil, düşünün muz mango yetişiyor.
Himalayalardan inen sular ilk onlara uğruyor, yamaçlar gümrah, ovalar münbit.
Göller, göletler... Köyler ördekten, malaktan geçilmiyor.
Zemin yeşil ötesi, rüzgar esti mi pirinç başakları bir o yana yatıyor, bir bu yana. Yaşanır mı? Yaşanır. Bolluk, bereket, ne istersin daha?
Nepal‘in büyük bir ekseriyeti Hindu, Budistler azınlık ama tesirli. Buda’nın burada doğduğu söyleniyor zira.
İslamiyet eskiden beri var, Arap tüccarlarla gelmiş, Delhi Sultanlığının himayesinde (13. yy.da ) güç kazanmışlar.
Derken havalide küçük küçük derebeyleri peydahlanıyor. Ve içlerinden biri (Pritvi Narayan) diğerlerini ortadan kaldırarak Hindu Nepal Krallığını kuruyor (1742). İşte Katmandu, onun devrinde başşehir hâline geliyor.

FİLLER TEPİŞİNCE...
Sömürgeci İngilizler Çin ve Hindistan’a musallat olunca Nepal de hırpalanıyor. Önce dövüyor (1814-16 savaşları) sonra Suguali Antlaşması’nı imzalatıyorlar.
Elleri kolları bağlı, lakin Londra, Krallığın bitmesini değil, devamını istiyor. Milyarlık Hindu, Budist dünyasına ayar verecekse burada olması gerekiyor.
Klasik İngiliz siyaseti, istediklerini alıyorlar. 1. Cihan Harbi’nde Nepallileri mevzi mevzi gezdiriyor, hoyratça kullanıyorlar.
Tibetliler ve Moğollar er statüsünde, Nepalliler “biz Brahman’ız” diyor onlarla yan yana gelmek istemiyor. İngilizler onlar için bir başka sınıf ihdas ediyor “Gurkalar!”
Biraz afili üniforma veriyor ve “Siz daha kahramansınız” deyip riskli cephelere sürüyor.
Hatırladınız değil mi?
Evet, bunlar Çanakkale’ye de getiriliyor. 29. Hint Tugayı bünyesinde Kirte ve Zığındere taarruzlarına katılıyor.
Yetmeyecek, Irak’ta Türkmenlerin üstüne sürülecektirler daha sonra (1924).
İngilizler burada demokrasi havariliğine hiç girmiyor, kast sistemi insafsız bir şekilde tatbik ediliyor. Köylüler aşağılanıyor, paryalar zulme uğruyor.
Bu arada Katmandu’da mesken sayısından fazla tapınak yapılıyor. Müslümanlar eziliyor. Kardeşlerimiz okuyamıyor, asker, polis olamıyor, mektep medrese açmalarına müsaade edilmiyor.

AŞKIN GÖZÜ KÖR
Yıl 2001. Haziran.
Veliaht Dipendra, aşağı sınıftan birine gönlünü kaptırıyor.
Olacak şey mi yani? Bunca asil kız fır dönerken etrafında.
Kral Birenda taviz vermiyor “Unut onu gitsin” diyor büyük bir kararlılıkla. Peki Veliaht boyun mu büküyor? Hayır o gün hayli alkol alıyor ve eline geçirdiği makineli ile başta Kral olmak üzere bütün hanedanı kurşuna diziyor. Bir tek amcasını öldüremiyor, o sıra yurt dışında zira.
Polis hadise mahalline geliyor ama Veliaht’ı tutuklamakta tereddüt ediyor. Devlet kralsız olur mu, kelepçeyi kenara koyup tabi oluyor haşmetmeâplarına.
Neyse taht taç maktul Kral Birenda’nın kardeşi Gyanendra’ya geçiyor. İsyanlar, çatışmalar, katliamlar derken Maocular güç kazanıyor ve Federal Demokratik Nepal Cumhuriyeti kuruluyor.
Esmer ovalılarla (Hindistan yanlıları), Sarı dağlılar (Çin yanlıları) kavgaya tutuşunca Hindu baskısı nispeten azalıyor.

ZOR COĞRAFYA
Müslümanlar yine devlet kademesinde vazife alamıyor, çocuklarını resmî mekteplere yollayamıyor. Ama köyüne mescit yapmak istersen karışan yok. Dileyen abdestini alıp namazını kılabiliyor.
Rejim senelerdir nüfus sayımı yapmadı, yapmayı da düşünmüyor. Müslümanlara siz %4’sünüz deniyor ve Urduca, resmî lisanlar arasında sayılmıyor. Şüphesiz Müslümanlar daha kalabalık ve Urduca bilenler hayli fazla.
Ülkede okuma yazma oranı çok düşük, cehalet kol geziyor. Tahammülsüz insanlar sıkıntı veriyor.
2004 Ağustos’unda bir terör örgütü Irak’ta ABD’lilere hizmet eden elemanları öldürüyor, aralarında 12 de Nepalli var. Çirkin bir vaka, bunlar silahlı değil ki, aşçı işçi sonunda.
Nepal Hinduları bunu kullanıyor, ne olup bittiğinden haberi bile olmayan günahsız Müslümanların evleri dükkânları yakılıyor.
Müslüman liderlerden Ferzan Ahmet de bir sabah namazı çıkışı şehit ediliyor.
Hindular bir canlıyı incitmemek için et bile yemiyor, sineğe böceğe ve fareye saygı gösteriyorlar ama hedef Müslümansa iş değişiyor.

Nepal’de hayli Arakanlı kardeşimiz var. Hâlleri içler acısı. Uyduruk barakaların altında yağmurla çamurla boğuşuyorlar.

ZELZELEDEN SONRA!

Hindulara göre Müslümanlar da parya hükmünde, dokununca kirleneceklerini sanıyor, yanlarına bile yaklaştırmıyorlar.
2008 zelzelesinde Türk Yardım Kuruluşları herkesten evvel Katmandu’ya varıyor, insan ayırmadan yardım dağıtıyor. Her ne kadar Nepal medyasında yer alamasa da halk yapılanların farkında. Artık Türklere ve Müslümanlara başka bir gözle bakılıyor.
2015 yılında kabul edilen yeni anayasada Müslümanların varlığı kabullenilmiş. Kâğıt üzerinde “eşit haklar” yazılsa da alınacak çok mesafe var daha. Televizyonda İslamiyeti anlatma müsaadesi de çıkmış (ücreti mukabilinde ve haftada sadece 15 dakika).
National Muslim Comission’ın kayıtlarına göre 2014’te Nepal’den 975 kişi hacca gitmiş. Kuşları uçmuş, ayakları yere basmıyor.
Gelgelelim kardeşlerimiz, hem fakir hem donanımsızlar. Çocuklar zekâ küpü ama ellerinden tutan olmayınca...
Türkiye’den çok şey bekliyorlar. Hepisinin gözü Anadolu’da!

HER ŞEYE RAĞMEN
Kast sisteminde altta kalanların hayatı çekilmez ızdırap. Kadınların durumu da iç açıcı değil, yok sayılıyorlar âdeta.
Bizde erkek kıza talip olur, onlarda kız erkeğin kapısına gidiyor. Drohama (başlık) veriyor, saçını süpürge ediyor. Cicim ayları geçince telaş basıyor. Çünkü erkekler “elimi sallasam ellisi” modunda. Son yıllarda kadınlar arasında ihtida edenler hayli fazla. Müslümanların hanımlarını el üstünde tutmalarına imreniyorlar.
Peki bir kadın İslam’ı seçerse? Genelde çocukları ile birlikte sokağa atılıyor, ne ekmek ne su, kapıdan içeri koymuyorlar bir daha. Erkek için hava hoş, yeni bir evlilik yapabilir, nasıl olsa masraflar kız tarafına...
İşin garibi anaları babaları da kızlarının yanında durmuyor, burnu sürtülsün istiyor.
Bu yüzden İslam’ı seçen hanımlar imanlarını saklıyor, namazlarını gizli gizli komşularında kılıyorlar.
Ama mübarek ramazan geldi mi sobe... Oruç tutan yakalanıyor.

AH Bİ’ ÇATI ALTI BULSALAR
Katmandu’da sırf böyle kovulmuş kadınlara kızlara sahip çıkan bir vakıf var: HUDA (Human Development Academy). Başında eski bir Brahman İrfan Pakhorel bulunuyor. Ancak imkânları mahdut, pek azının elinden tutabiliyor.
Onların hikâyelerini dinleyince İslam’ın ilk yıllarını hatırlıyorsunuz, sanki cahiliyye Mekke’si. Bilâllerin, Sümeyyelerin, Ammarların (aleyhimürrıdvân) sabrından hisse alıyorlar…
Hedef olmasınlar diye konuştuğumuz kadınların adlarını vermeyecek, resimlerini basmayacağız. Ufacık bir odada birlikte yaşayan hanımablalar hayatlarından memnun görünüyor, âdeta kardeş olmuşlar. Şakalaşıyor gülüşüyor, omuz omuza yürüyorlar “fenâ fî arkadaş” yolunda. Gündüz vakfın temizliği, misafirlere yemek çıkarma, çay kahve koşturma. Geceleri fıkh, ahlak, Kur’ân okuma. Arkadaşın biri bu daracık binada bunal mıyor musunuz diye soracak oldu, kızcağız tesbihini gösterdi, “zikreden sıkılmaz” demeye getirdi kibarca.
Nepal’e Sadakataşı Derneğinin faaliyetlerini takip için gittik ve on gün kadar kaldık. Samimi, ihlaslı müminlerle tanıştık. Çok sevimli insanlar, anında dost oluyor. Elinizden tutan evlerine götürüyor, ikramda bulunuyorlar. Sünni ve Hanefiler. Birçoğu ehl-i tarîk, yüzleri nurlu, alınlarında secdeyle geçen gecelerin izi var. Nepalli, Hintli, Çinli, Tibetli, Keşmirli, Arakan... Dünyanın öbür ucu güya, bakıyorsunuz da zerre fark yok aramızda.
turkiyegazetesi.com.tr


Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Haberler