İslami Haberler

Ana Sayfa Haberler Dini Haberler İslami Haberler İslam dünyasında alkol ve töre cinayeti sorunu

İslam dünyasında alkol ve töre cinayeti sorunu

İslam dünyasında alkol ve töre cinayeti sorunu
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : İslami Haberler Yorumlar : 0 Okunma : 2424 Beğen : 0

Pew Forum, dünya genelinde çeşitli ülkelerdeki Müslümanların bazı meselelere bakışıyla ilgili bir rapor hazırladı...

Pew Forum tarafından hazırlanan 226 sayfalık geniş kapsamlı bir raporda, dünya genelindeki Müslüman cemaatlerin fikirleri ve davranışları araştırıldı. Bu çalışma ile sadece “Müslüman Dünyası”nda var olan görüşler ortaya çıkmış olmadı, aynı zamanda bu görüşlerle ilgili Müslüman cemaatler arasındaki büyük farklılıklar hakkında şaşırtıcı sonuçlar elde edilmiş olundu. Bu yazıda harita ve tablolar kullanarak bu sonuçları ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.

Öncelikle birkaç uyarı yapmamız gerekiyor. Buradaki bulgular tüm Müslümanları temsil etmemektedir. Aynı cemaatler arasında fikir farklılıkları olduğu gibi, cemaatleri içerisinde de farklılıklar mevcuttur. Velhasıl, Hıristiyan Amerikalılar arasında yapılacak bir anket çalışması, New Jersey’deki Katoliklerin ve Louisiana’daki Katoliklerin arasındaki farklılıklar şöyle dursun, Baptistler ve Katolikler arasındaki farklılıkları bile yakalayamayacaktır. Kısacası, yekpare bir Müslüman dünya görüşünden bahsetmek mümkün değildir.

Ayrıca Pew, ne yazık ki, şu an Batı’da yaşayan Müslümanları araştırmaya katmadığı gibi, dünyanın üçüncü en büyük Müslüman nüfusuna sahip Hindistan’daki ve İran, Çin ve Suudi Arabistan’daki Müslümanları da dâhil etmemiştir. Fakat yine de; dünyadaki birçok büyük Müslüman cemaatine ve onların fikirlerine dair geniş ve kapsamlı bir bakış sunmaktadır.

Şimdi verileri inceleyelim.

  1. Çoğunluk şeriatın uygulanmasını isterken, şeriat kavramının ne ifade ettiği konusunda farklılıklar var.

(Grafik: Ülkelerinde şeriatın resmi hukuk kuralları olarak uygulanmasından yana olduğunu söyleyen Müslüman’ların oranı)

Ülkelerinde şeriatın resmi hukuk kuralları olarak uygulanmasından yana olduğunu söyleyen Müslüman’ların yüzdesi
Sırasıyla: Güney-Doğu Avrupa: Rusya, Kosova, Bosna-Hersek, Arnavutluk
Orta Asya: Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan
Güneydoğu Asya: Malezya, Tayland, Endonezya
Güney Asya: Afganistan, Pakistan, Bangladeş
Orta Doğu – Kuzey Afrika: Irak, Filistin, Fas, Mısır, Ürdün, Tunus, Lübnan
Sahra altı Afrika: Nijer, Cibuti, Kongo, Nijerya, Uganda, Etiyopya, Mozambik, Kenya, Mali, Gana, Senegal, Kamerun, Liberya, Çad, Gine-Bissau, Tanzanya)

Orta Doğu ve Sahra altı Afrika’daki geniş bölgedeki Müslüman çoğunluk, ülkelerinde şeriatın resmi hukuk kuralları olarak uygulanmasından yana olduklarını söylüyorlar. Cevap verenlerin yüzde 99’unun şeriattan yana olmasıyla, en yüksek oran Afganistan’da görülürken, onu Filistin, Malezya, Nijer ve Pakistan takip etmektedir.

Şeriattan yana olanların oranı en düşük olan Orta Asya ve Avrupa, şeriattan yana olanların azınlıkta olduğu tek iki bölge. İslamcı bir siyasi partinin yıllardır iktidarda olduğu ve yasalarda bazı İslami muhafazakâr değişiklikler yapmış olduğu Türkiye’de ise, yalnızca yüzde 12 oranında katılımcı şeriattan yana olduğunu söylüyor.

Pew “şeriat kuralları”nın tam olarak açık olmadığını ve şeriattan yana olduğunu söyleyen insanların genellikle şeriattan ne anladıkları konusunda farklı düşündüklerine dikkat çekiyor. Şeriattan yana olan insanlar arasında büyük bir fikir ayrılığı var. Örneğin hırsızlık yapan kişilere bedensel ceza verilmesinin uygun olup olmadığı veya boşanma gibi sosyal meseleler ile ilgili farklı fikirler söz konusu. Diğer bir deyişle, Müslüman cemaatlerin herhangi belirli bir hukuktan ziyade şeriat kurallarından yana gibi göründüklerini söyleyebiliriz.

  1. Müslümanların çoğu demokrasiyi tercih ediyor.

Pew’in demokrasiden yana olup olunmadığını belirlemek için kullandığı standart sorusunun gelen cevaplara göre, birçok ülkede, Müslümanların büyük çoğunluğu, “güçlü bir lider” yerine demokrasiyi tercih ettiklerini söylüyorlar. Özellikle Afrika ve Güneydoğu Asya’da bu oran oldukça yüksek. Orta Doğu ülkeler arasındaki fikir çeşitliliği nedeniyle biraz daha karışık ama genellikle demokrasi yanlılığı söz konusu. Oran, Sovyetlerin dağılmasından sonra ortaya çıkan ülkelerde ve Pakistan’da en düşük görünüyor.

Burada ilginç olan, bazı belirli istisnalar dışında, insanların genellikle istedikleri yönetim çeşidine sahip olan bir ülkede yaşadıklarını görmektir.

Demokrasi talebi protestocular sayesinde 2011’de barışçı devrimler yaşayan Mısır ve Tunus’ta yüksekken; Ürdün gibi monarşiyle veya Rusya, Kazakistan ve Afganistan gibi otoriter eğilimli hükümetler tarafından yönetilen ülkelerde daha düşüktür.

Eğer bu eğilimde nedensel bir gerçeklik varsa; bir başka deyişle, eğer insanların istedikleri yönetime sahip olmaları daha muhtemelse, Pakistan’daki “güçlü lider” için olağandışı yüksek oran, kendisinin zaten sorunlu olan demokrasisi adına hiç iyiye işaret değildir.

3. İstisnalarla birlikte, intihar bombalamalarını destekleyenlerin oranı oldukça düşük

(Grafik: “İslam’ı savunmak adına” yapılan intihar bombalamalarının bazen haklı olacağını söyleyen Müslümanların oranı)

Beklenildiği üzere, Müslümanların çoğunluğu İslam’ı savunmak adına yapılan intihar bombalamalarının “hiçbir zaman haklı olmadığını” söylemekte; anket yapılan her Müslüman cemaatte çoğunluk bu yöntemi reddetmektedir. Bunun tek istisnası, sadece yüzde 49 oranının “hiçbir zaman haklı olmadığını” söyleyen Filistin’dir.

Grafik: “İslam’ı savunmak adına” yapılan intihar bombalamalarının bazen haklı olacağını söyleyen Müslümanların yüzdesi: (koyu yeşil: hiçbir zaman haklı değil ve nadiren haklı; açık yeşil: genellikle haklı ve bazen haklı)
Sırasıyla: Güney-Doğu Avrupa: Bosna-Hersek, Arnavutluk Rusya, Kosova,
Orta Asya: Azerbaycan, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkiye,
Güneydoğu Asya: Endonezya, Malezya
Güney Asya: Pakistan, Bangladeş, Afganistan
Orta Doğu – Kuzey Afrika: Irak, Tunus, Ürdün, Fas, Mısır, Filistin

(Özellikle Avrupa ve Orta Asya’da Müslümanların yüzde 10’undan daha azının intihar bombalarının savunulabilir olduğunu söyleyen birçok ülke var.)

Üçte bir oranından daha fazla kişinin intihar bombalamalarının “bazen haklı” olabileceğini savunan iki ülke var. Endişe verici yükseklikleriyle, bunlardan biri, yüzde 40 oranı ile Filistin ve ikincisi ise, yüzde 39 oranıyla Afganistan’dır. İntihar bombalamaları İsrail-Filistin arasında İkinci İntifada’dan sonra pek görülmedi. Ama Afganistan’da hala yaygın.

Ben açıkçası intihar bombalamalarının yaygın olduğu ve Müslümanların bunu reddettiği veya kabul ettiği ülkeler arasında açık ve istikrarlı bir ilişki görünmemesine şaşırdım. Örneğin her ikisinde de gerçekleşmesine rağmen, intihar bombalamalarının desteklenmesi Pakistan’da, Afganistan’a göre çok daha az muhtemel. Diğer yandan, bombalamalar yıllardır bu nedenle yıkıma uğramış olan Irak’ta ise büyük oranda reddediliyor ama çok daha ender görülen Mısır’da yüzde 29 destek görüyor.

4. Müslümanların çoğunluğu alkolü reddediyor, ama istisnalar oldukça çok.

Grafik: Alkol içmenin “ahlaka aykırı” olduğunu düşündüklerini söyleyen Müslümanların oranı.

İtiraf etmeliyim ki bu sonuçlara çok şaşırdım. Anket yapılan ülkelerin pek çoğunda, Müslümanların büyük çoğunluğu alkol içmenin “ahlaka aykırı” olduğunu söylüyor. Sert bir yönetime sahip olan Tayland da dâhil olmak üzere, birkaç ülkede alkolü reddedenlerin oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor.

Sahra altı Afrika ve Güneydoğu Asya’daki rakamlar genellikle Orta Doğu’yla eşit düzeyde. Pew’in sonuçlarına göre, göreceli olarak daha liberal görünen,

Sovyetlerin yıkılmasından sonra ortaya çıkan devletlerde bile çoğunluk alkolü reddediyor.

Tabii ki insanların bir şeyi ahlaka aykırı olarak görmesi onu asla yapmamaları anlamına gelmiyor. Daha önce de yazdığım gibi, alkol ticareti aşırı muhafazakâr İran’da bile mümkün ve içki içmek resmi olarak serbest.

5. Töre cinayetleriyle ilgili görüşler karışık

Grafik: Kadınların cinsel suçlarına yönelik gerçekleştirilen töre cinayetlerini asla haklı bulmadığını söyleyen Müslümanların oranı

Pew anketi cevaplayanlara “töre cinayetlerinin evlilik öncesi veya evlilik dışı cinsel ilişkiye yönelik cezalandırma olarak uygulanmasını haklı bulup bulmadıkları”nı sordu. Pratikte, nikâh dışı cinsel ilişkide bulunmuş kişiler genellikle ailesi tarafından öldürülüyor. Kurban ise genellikle kadın oluyor.

Töre cinayetleri hala gerçekleşmeye devam etmektedir. Bu araştırmadaki veriler bir yandan bunun nedenini de ortaya koyuyor. Anket yapılan, Müslüman çoğunluktaki 23 ülkeden yalnızda 14’ü bu cinayetleri reddetmektedir. Töre cinayetlerine yönelik destek en yüksek Afganistan, Irak, Mısır ve Ürdün’de görülmektedir.

Anketi cevaplayanlar genellikle, küçük istisnalar da olsa, “suçlu”nun bir erkek yerine bir kadın olduğunda, töre cinayetlerini daha çok desteklemektedir. Müslümanların, bir kadınınkine kıyasla, bir erkeğin töre cinayetine kurban edilmesine karşı olanların oranı iki katından fazla olan Ürdün’de ise aradaki fark en yüksek.

6. İslamcı siyasi partilere destek büyük

Grafik: Müslümanlar arasında İslamcı siyasi parti tercihi:
Maviler: İslamcı partilerin, diğer siyasi partilere göre daha iyi olduğunu söyleyen ülkeler
Lila: İslamcı Partileri destekleyenler ve karşı olanların oranının birbirine yakın olduğu ülkeler
Pembe: İslamcı partilerin, diğer siyasi partilere göre daha kötü olduğunu söyleyen ülkeler

Anket yapılan insanların çoğunluğu, diğer partiler yerine İslamcı siyasi partileri tercih ettiklerini söyleme eğilimindeydi. İstisnalar ise Sovyet sonrası ortaya çıkan ülkeler ve şaşırtıcı bir şekilde Türkiye’ydi.

Tablo: İslamcı partiler diğer partilere kıyasla nasıllar?
İslamcı partilerin … olduğunu söyleyenlerin yüzdesi:
Koyu yeşil: daha kötü – orta: orta – açık yeşil: aynı
Sırasıyla: Güney-Doğu Avrupa: Bosna-Hersek, Kosova
Orta Asya: Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan
Güneydoğu Asya: Endonezya, Malezya
Güney Asya: Bangladeş, Afganistan, Pakistan
Orta Doğu - Kuzey Afrika: Mısır, Tunus, Lübnan Ürdün, Irak, Fas, Filistin

Bu harita şöyle oluşturuldu: Pew insanlara İslamcı siyasi partilerin diğer partilerden daha mı iyi olduklarına, daha mı kötü olduklarına yoksa aynı mı olduklarına inandıklarını sordu. Mavi ülkelerde cevap verenlerden, İslamcı partilerin “daha iyi” olduklarını söyleyenler, “daha kötü” olduğunu söyleyenlere göre sayıca fazla. Kırmızı ülkelerde, “daha kötü” cevabı, “daha iyi” cevabına göre sayıca fazla. Mor ülkelerden ise birbirine yakın cevaplar gelmiştir.

İslamcı siyasi partiler en az Filistin’de ilgi görüyor. Bunun nedeni muhtemelen Hamas’a karşı olmalarıdır. Kazakistan ve Bosna da benzer bir orana sahip. Aynı zamanda, İslamcı bir partinin uzun bir süredir iktidarda olduğu Türkiye’den de az bir destek olduğunu görmüşlerdir. Bu durum Türkiyeli İslamcı liderler için bir sorun olduğuna yönelik bir ipucu olabilir.

Şaşırtıcı bir şekilde, Mısır’da, İslamcıların iktidarı ele geçirmesinden beri devam eden, sancılı ve hatta bazen şiddet içeren siyasi karışıklık

döneminden iki yıl sonra; Mısır, anket yapılan diğer ülkelere kıyasla İslamcı siyasi partilere daha çok destek göstermiştir. Bu Mısır’da Müslüman Kardeşler’in iktidarı ele almasıyla ilgili iyi bir gelişme.

7. Altı ülkede, çoğunlukla İslam’a inanmayı bırakanlar için idam cezasını destekliyorlar

Birkaç ülkede, Müslümanların çoğunluğu, inanmayı bırakan herhangi bir Müslüman’ın infaz edilmesi gerektiğini söyledi. Mısır ve Pakistan’da bu destekleme oranı üçte ikiye yakın. Afganistan’da ise din değiştirenlerin öldürülmesi gerekiyor diyen kişilerin oranı yüzde 78.

Dün de yazdığım gibi, din değiştirme konusu, kökeninde İslam’ın kendine özgü kuruluş tarihi ile karmaşık bir konu. Ama ateistlere ve din değiştirenlere sık sık eziyet çektirildiği görülen bu tarihte dini özgürlük konusu oldukça tüyler ürpertici.

8. Pakistan, Nijerya ve Tunus’ta din çatışması büyük bir problem olarak görülüyor

Grafik: Din çatışmalarının ülkelerinde “çok büyük bir problem” olduğunu söyleyen Müslümanların oranı

Anket yapılan birçok ülkede, cevap veren Müslümanların yarısından azı, din çatışmalarının ülkelerinde gerçekten çok büyük bir problem olduğunu söylüyor. Ama Tunus, Pakistan, Nijerya ve Nijer’deki çoğunluk buna katılmıyor.

Bu ülkelerin her birinde mesele aslında birbirinden farklı. Ayrıca şu unutulmamalıdır ki bir çatışmanın “çok büyük bir problem” olarak görülmesi oldukça göreceli ve özneldir. Aslında barışçıl bir ülkeleri olan Tunuslular, belki, 2011 devriminde ülkelerinde gerçekleşen şiddet nedeniyle, şiddete karşı daha duyarlı oldukları için bu kadar çok “evet” demiştir.

Doğrusu istenirse, Nijerya ve Pakistan’da dini şiddet, bazen çok sayıda kişinin ölümüne sebep olan saldırılar meydana getirebiliyor. Pakistan’da hedef genellikle Şii Müslümanlar oluyor. Nijerya’da ise yıllardır bir Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında şiddetli bir mücadele devam etmektedir.

Ama iyi haber şu ki, anket yapılan kişilerin çoğu, dini çatışmayı ülkelerinde çok da büyük bir problem olarak görmüyorlar; özellikle de Sovyet sonrasında ortaya çıkan devletler.

9. Bir çoğu İslam’ı modern toplumla uyumlu bir din olarak görüyor

Grafik: Din ve modern toplum arasında bir çatışma olduğunu söyleyen Müslümanların oranı:
Pembe: Çatışma olduğunu söyleyen ülkeler- Lila: İki cevabı da benzer oranda veren ülkeler – Mavi: Bir çatışma olmadığını söyleyen ülkeler

Daha önceki İslamcı hareketler, Müslüman cemaatlerin, şu veya bu şekilde, modern toplumla uyumlu olmadığı için; muhafazakâr, geleneksel pratiklerine geri dönmeleri gerektiğini iddia ediyorlardı. Fakat az sayıda önemli istisna dışında, bu fikir çok fazla yaygın değil. Çoğu Müslüman dinlerinin modern toplumla çatışma içinde olmadığını söylüyor.

Tablo: Din ve modern toplum arasında bir çatışma var mı?
… diyen Müslümanların yüzdesi:
Açık yeşil: hayır, koyu yeşil: evet
Sırasıyla: Güney-Doğu Avrupa: Bosna-Hersek, Arnavutluk, Kosova, Rusya
Orta Asya: Türkiye, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbaycan
Güneydoğu Asya: Tayland, Malezya, Endonezya
Güney Asya: Bangladeş, Afganistan, Pakistan,
Orta Doğu – Kuzey Afrika: Tunus, Lübnan, Fas, Irak, Mısır, Filistin, Ürdün
Sahra altı Afrika: Çad, Kenya, Kamerun, Tanzanya, Etiyopya, Cibuti, Nijer, Nijerya, Gine-Bissau, Mozambik, Uganda, Liberya, Gana, Kongo, Senegal, Mali
Grafiğin altı: (*) Nijer haricindeki tüm veriler “Tolerance and Tension: Islam and Christianity in Sub-Saharan Africa.”dan alınmıştır. Müslümanlarla yapılan görüşmeler yalnızca 5 güney ilinde yapılmıştır.
PEW ARAŞTIRMA MERKEZİ Q75

Müslümanların dinleri ve modern toplum arasında bir çatışma görmediği ülkelerden üçü Bangladeş, Çad ve Kenya’nın her biri küresel dünyaya tamamen entegre olabilmek için aslında çok fazla çaba sarf ediyorlar. Fakat pek tabii, bu çaba sadece İslam’la ilgili değil.

Ülkelerin çoğunda, Müslümanlar bu soruyu “hayır”a kıyasla “evet” olarak cevaplamışlar. Pakistanlılar ve Tunusluların ayrıca “nasıl öncelikle Müslüman daha sonra modern dünyanın bir üyesi oluruz” sorusuyla da bir savaş veriyor gibi görünmelerine rağmen, “evet” cevaplarının büyük bölümü Afrika’da.

Yine de, Orta Doğu’dan Güneydoğu Asya’ya, Avrupa’ya, birçok ülkede, büyük çoğunluk çok büyük bir çatışma görmediklerini söylüyorlar. Ve belki de bu Pew anketindeki en çok akılda tutulması gereken bulgudur.

Din, birçok bakımdan özneldir ve farklı kültürel bağlamlarda farklı deneyimlenebilir. Demokrasinin veya İslamcı partilerin iktidara gelmesini tercih eden Müslümanlar arasında farklı tutumlar görülebilir. Bazı Müslüman cemaatler töre cinayetlerini kabul ederler. Bazıları ise inanışlarının küresel dünya ile çatışma içerisinde olduğunu düşünürler. Fakat bu İslam’ın ve diğer dünyanın tamamen bambaşka olduğunu anlamına gelmez. Şeriatın boşanmayı yasaklaması anlamına da gelmez. Fikirler değişebilir ve değişiyor da…

Kaynak: Max Fischer
Dünya Bülteni



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Haberler