Şafii Mezhebinin Oluşumunda Talebelerin Rolüne Genel Bakış

Şafii Mezhebinin Oluşumunda Talebelerin Rolüne Genel Bakış
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Şafii Mezhebi Tarihçesi Yorumlar : 0 Okunma : 1017 Beğen : 0

Şafii’nin vefatıyla birlikte Mısırlı talebelerinden Büveyti, Müzeni ve Rebi‘in öncülüğünde gerçekleştirilen tedris, telif ve rivayet faaliyetleri mezhepleşme sürecini de başlatmıştır. İslam coğrafyasının çeşitli yerlerinden ilim ve bilhassa hadis tahsili için belli başlı merkezlere seyahat eden öğrencilerden bir kısmı, Şafii’nin hadis ve fıkıhla ilgili müktesebatını toplayıp memleketlerine ve başka merkezlere taşımıştır. Nitekim III. (IX.) yüzyıl hadis ve fıkıh alimlerinden söz eden tarih ve tabakat kitaplarında bu alimlerin Şafii’nin öğrencilerinden onun hadis veya fıkıh müktesebatını, özellikle de kitaplarını istinsah edip aldıklarına dair bilgiler sıkça yer alır. Şafii’nin fıkıh düşüncesi, bu yüzyılda daha çok ehl-i hadis çevresine mensup talebelerin rivayet faaliyetleri sayesinde uzak bölgelere yayılmıştır. Şafii’nin diğer ravi ve öğrencilerinin mezhep içindeki konumları Büveyti, Müzeni ve Rebi‘ ile mukayese edilebilecek durumda olmamakla birlikte sonraki Şafii alimleri, mezhep imamlarının ilmi mirasını tesbit ve bir araya getirme gayretine girdikleri için ondan az çok bir şey aktaranların envanterini çıkarmaya koyulmuşlardır. Mezhep içinde rivayette Rebi, dirayet ve usulde Müzeni tercih edilmiştir. Nevevi, Büveyti’yi hem Müzeni hem Rebi‘e tercih etmektedir (İbn Kādi Şühbe, I, 39).

Şafii’nin fıkıh birikimi iki şekilde intikal etmiştir.

a) Bizzat kendisi tarafından telif ve imla edilen malzeme. Genellikle ciddi bir değişikliğe uğramadan rivayet edilmiştir ve Şafii’nin eserleri denildiği zaman öncelikle bunlar anlaşılır.

b) Bazı talebelerinin imama ait müktesebatı işleyip kendi birikim ve fikri katkılarıyla birlikte oluşturdukları malzeme. Bu gruptaki telifler de imamın birinci dereceden eserlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Birinci grup telifat arasında şunlar zikredilmektedir: Kitabü’l-Hücce, er-Risale (kadim ve cedid), el-Mebsut (el-Üm), el-İmla / el-Emali (Nevevi, Tehzibü’l-esma, s. 119). Bunlardan kavl-i kadim dönemine ait temel eserin el-hucce olduğu belirtilir. Ahmed b. Hanbel, Ebu Sevr ve Kerabisi tarafından da rivayet edilmekle birlikte bu eserin en güçlü ravisi Za‘ferani’dir (Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki, I, 255; Nevevi, Tehzibü’l-esma, s. 115 dunyadinleri.com). Beyhaki, Kerabisi ile Ahmed b. Yahya b. Abdülaziz el-Bağdadi’nin rivayetlerinin tarih içinde ortalıktan çekildiğini ve çok azının kendi dönemine intikal ettiğini söylemektedir. Za‘ferani’nin rivayet ettiği belirtilen yirmi küsur ciltlik telifatın da (Safedi, II, 176) bu gruptaki eserlerden olması muhtemeldir. Şafii’nin kavl-i kadim çerçevesindeki eserleri bir bütün halinde değil çeşitli kaynaklara serpiştirilmiş atıflar biçiminde günümüze ulaşmıştır. Bugün Şafii’ye atfedilen eserlerin tamamı kavl-i cedid dönemine ait olup hepsinin ravisi Rebi‘ b. Süleyman el-Muradi’dir. İbnü’n-Nedim, matbu el-Üm içinde yer alan er-Risale dahil bütün eserleri kastederek el-Mebsut fi’l-fıķh veya Kitabü’l-Uśul diye zikrettiği Şafii’nin fıkıh külliyatını Rebi‘ b. Süleyman el-Muradi ile Za‘ferani’nin küçük farklılıklarla ayrı ayrı rivayet ettiklerini belirtmektedir. Rebi‘den de İbn Yusuf (Ebu Bekir Ahmed b. Abdullah b. Seyf b. Said), Ebu Abdullah Muhammed b. Hamdan et-Taraifi, Ebü’l-Abbas el-Esam en-Nisaburi ve Abdullah b. Ebu Süfyan el-Mevsıli rivayet etmiştir (el-Fihrist, s. 260-261 dunyadinleri.com). Ebü’l-Abbas el-Esamm’ın, “Şafii’nin kitabını başından sonuna kadar Rebi‘e okuyarak eserin semaını 15 Şaban 266 (31 Mart 880) Çarşamba günü bitirdik” şeklindeki ferağ kaydı da (Şafii, el-Üm, VIII, 580) İbnü’n-Nedim’i doğrulamaktadır. Ebü’l-Abbas, Rebi‘den aldığı el-Ümm’ü pek çok kimseye rivayet etmiştir. Beyhaki, kendi zamanına ulaşan Şafii’ye ait telifatı sayarken on üçü usul, 128’si füru olmak üzere toplam 141 başlıktan oluşan bir eser listesi vermektedir.

Şafii’nin talebelerince oluşturulan eserlere gelince kadim dönemi ravilerinden Ebu Sevr, Şafii’nin telif sistematiğini esas alarak el-Mebsut adlı bir kitap yazmış, Ahmed b. Hanbel müsned haberler, muhtelif mesail, Kureyş ensabı vb. konularda Şafii’den birtakım rivayetlerde bulunmuş, Mekkeli öğrencisi İbn Ebü’l-Carud, Büveyti’nin eseri gibi bir el-Muħtaśar kaleme almıştır (İbnü’n-Nedim, s. 261; Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki, I, 256-257). Cedid dönemi öğrencilerinin bu çerçevedeki eserleri arasında öncelikle Müzeni’nin el-Muħtaśarü’l-kebir ve el-Muħtaśarü’ś-śaġir, el-Menśurat adlı kitapları sayılmaktadır (Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki, I, 256; Nevevi, Tehzibü’l-esma, s. 119). Şafii’nin telifatını ve özellikle el-Mebsut’unu çok geniş bulan Müzeni bunları el-Muħtaśarü’l-kebir (el-Camiu’l-kebir) adlı bir eserde ihtisar etmiş, bu eser de uzun geldiği için onu günümüze intikal eden el-Muħtaśar haline getirmiştir (Kādi Ebu Ali el-Merverruzi, et-Taliķa, nşr. Ali Muhammed Muavvaz - adil Ahmed Abdülmevcud, Mekke, ts. [Mektebetü Nezzar Mustafa el-Baz], I, 110-111). Büveyti ve Rebi‘in de bazı ilavelerle birlikte el-Ümm’ün bölüm başlıkarını içeren Muħtaśar’larının olduğu rivayet edilir (Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaki, I, 255). Harmele b. Yahya el-Mısri ile Müzeni Şafii’den haber, eser ve mesele türünden pek çok fazlalık içeren Kitabü’s-Sünen’i rivayet etmişlerdir (a.g.e., a.y.). Rebi‘in rivayet ettiği kitaplardan bir kısmını bazı fazlalıklarla beraber Harmele de rivayet etmiştir. Harmele, yanında Şafii’nin mesailinden bir sandık dolusu eser bulunduğunu belirtmiştir (a.g.e., a.y.). Ebu Abdullah İbn Abdülhakem, hocasının vefatından sonra Maliki mezhebine geçmiş olmakla birlikte Şafii’den Kitabü’s-Sünen ala mezhebi’ş-Şafii ismiyle bir eser nakletmiş, Tahavi de dayısı Müzeni’den Şafii’ye ait es-Sünenü’l-mesure adlı bir eser rivayet etmiştir (es-Sünenü’l-mesure, nşr. Abdülmu‘ti Emin Kal‘aci, Beyrut 1986). Talebelerinin, Şafii’ye ait sözlerin (nusus) şerhleri, usulüne dayalı tahric ve kavaidine göre anlama çabalarından oluşan eserleri ise sayılamayacak kadar çoktur (Nevevi, Tehzibü’l-esma, s. 119). Öte yandan Beyhaki Şafii’nin el-Mebsut adlı eserinde dayandığı nasları toplamaya çalışmıştır (Sübki, IV, 9). İbn Hallikan bunların on cilt kadar olduğunu belirtir (Vefeyat, I, 76). Bu eser büyük ihtimalle Beyhaki’nin günümüze ulaşan Marifetü’s-sünen ve’l-asar başlıklı kitabıdır. Zira Beyhaki, Şafii’nin eserlerini tarayarak onun dayandığı ayetleri Ahkamü’l-Ķuran’da toplayınca bu defa da onun dayandığı hadisleri belirleme yoluna gitmiştir.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Dünya Dinleri