Kuramcılar

Marshall McLuhan Kimdir?

Marshall McLuhan Kimdir?
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Kuramcılar Yorumlar : 0 Okunma : 7131 Beğen : 0

Marshall McLuhan (21 Temmuz 1911-31 Aralık 1980), iletişim kuramcısı, Edmonton, Alberta'da doğdu. Toronto Üniversitesi'nde İngilizce Profesörü (1954-1980) ve Kültür ve Teknoloji Merkezi Müdürü olarak çalıştı.

Önemli kitapları arasında The Mechanical Bride (Mekanik Gelin, 1951), The Gutenberg Galaxy (Gutenberg Galaksisi, 1962), Understanding Media (Medyayı Anlamak, 1964) ve The Medium is The Message (Quentin Fiore ile birlikte, Araç Mesajdır, 1967), War and Peace in the Global Village (Quentin Fiore ile birlikte, Küresel Köyde Savaş ve Barış, 1968) sayılabilir.

Doğumunun 100. yılı münasebetiyle 2011 yılı boyunca çeşitli etkinliklerle anılan Marshall McLuhan, fikirleriyle iletişimin en önemli dönüşümüne imza atmıştı. Bu önemli düşünürü ve fikirlerini Zafer Kurdakul‘un kaleminden sizlerle paylaşıyoruz.

Pek çoğumuz yüksek sesle ve inanarak “önemli olan içeriktir” deriz. Oysa bundan elli yılı aşkın bir süre önce biri çıkmış ve “Mesaj medyanın kendisidir” (the medium is the message) diyerek iletişimin en önemli dönüşümüne imza atmıştı. Bugün 2011 yılında, doğumunun 100. yıl dönümünde Marshall McLuhan denildiğinde akan sular duruyor ve bilenler, “Bizi bugüne taşıyan odur” diyorlar.

McLuhan’ın sözleri şüphesiz içeriğin önemini ve önceliğini yok etmedi. Ancak iletişim, medya ve pazarlama dünyamızdaki taşların doğru yere oturmasının yolunu açtı.

Medya günümüzde bile çoğunluk tarafından çok dar kapsamda anlaşılıyor: Yazılı basın ve televizyon. McLuhan’ın tanımladığı medya kapsamı ise çok geniş ve farklı. İnsanın bedenine veya duyularına ait yetenekleri geliştiren, genişleten, çoğaltan her türlü teknoloji McLuhan’ın medya tanımına dahildir. Baltadan demiryollarına, giysiden bilgisayara, tekerlekten mobilyaya kadar teknoloji yoluyla insanı geliştiren, onu farklı çevrelere uyumlu hale getirmek için güçlendiren şeyler medyanın kendisidir.

McLuhan için en büyük değişikliğin tetikleyicisi elektrik devrimiydi. Eski mekanik medya, insanın tek bir yeteneğini veya duyusunu geliştirmek için yararlı olmuştu. Örneğin tekerlek ayak yeteneklerini genişletmiş, elbise deriyi güçlendirmiş, alfabe gözü geliştirmişti. Telgraf, radyo, film, telefon, bilgisayar ve televizyonu kapsayan elektrik medyası ise birden fazla yetenek ve duyuyu etkilemiş, tüm merkezi sinir sistemini geliştirmiş ve böylece sosyal ve içsel varlığımızı önemli ölçüde dönüştürmüştü.

Kavrama bu gözle baktığınızda nasıl iletişim kurduğumuz, hangi içeriği ilettiğimizden daha önemli hale gelir. Odak noktası ortamın, medyanın kendisi olmalıdır. Toplumu asıl etkileyen ve şekillendiren taşıdığı içerik değil, tüm özellikleriyle birlikte medyanın bizzat kendisidir.

İçeriğin değil, medyanın asıl belirleyici olduğuna McLuhan’ın gösterdiği en belirgin örnek ise ‘aydınlatma ampulü’. Gazetelerin makaleleri, televizyonların programları olmasına rağmen ampulün hiçbir içeriği yok.

Oysa ampul sosyal etkisi olan bir ortamdır. Ampul sayesinde geceleri insanlar bir araya gelerek sosyal etkileşim kurarlar. Ampul olmasaydı, ortalık karanlığa bürünür ve sosyal faydadan bahsetmek mümkün olmazdı.

McLuhan, içeriği hırsızın bekçi köpeğini meşgul etmek için verdiği bir parça ete benzetir. İnsanlar gözle görünene, yani değerli buldukları içeriğe yoğunlaşırlar. Bu nedenle medyanın algımızda, anlayışımızda, iletişimimizde, yaşantımız üzerinde gerçekleştirdiği yapısal değişikliklerin farkına geç varırız.

McLuhan, elektrik enerjisini sunduğu hız sayesinde bilginin uzak mesafelere anında taşınmasına imkan sağladığı için bir devrim olarak nitelendirmişti. Elektriğin yakınlaştırdığı dünya artık sadece bir köydür diyerek, ‘Global Köy’ kavramını ortaya atmıştı.

McLuhan’ın elektrikle ilgili bazı düşünceleri şöyleydi:

- Elektrik, insanın merkezi sinir sistemi özelliklerine benzer şekilde küresel bir ağ oluşturma eğilimindedir.

- Elektrik çağında kendimizi giderek bilgi şekline dönüştürüyoruz ve yolumuz bilincin teknolojik yönde genişlemesine doğru ilerliyor.

- Elektrik medya sayesinde fiziksel bedenlerimizi genişlemiş sinir sistemimizin içine yerleştirerek, şehirler de dahil olmak üzere tüm eski teknolojileri bilgi sistemlerine dönüştürecek bir dinamik oluşturuyoruz.

- Elektriğin getirdikleri sayesinde insanın tek işi öğrenmek ve bilmek haline geliyor ve her şekilde zenginlik, bilginin hareketiyle sağlanıyor.

Sizin de görebileceğiniz gibi bu düşüncelerin derininde yatanlar, o günün diliyle bugünün olgularını çağrıştırıyor. Bu fikirlerin 60’lı ve 70’li yıllarda ortaya koyulduğunu hatırlayın.

Tüm yaşamımızı görünmez bir bilgi bütünü haline dönüştürme çabamız, tüm dünyayı ve insan ailesini tek bir bilinç haline getirme yolunda ilerliyor. Kendimizi geliştirmek ve güçlendirmek için kullandığımız yeni medya ve teknolojiler, sosyal bedenimiz üzerinde gerçekleştirlen ve herhangi bir antiseptiğin kullanılmadığı büyük bir toplu ameliyata benziyor. Duyularımız dışarı çıktıkça ‘Büyük Ağabey – Big Brother’ içimize yerleşecek.

Web, onun ölümünden on yıl sonra icat edildi. Oysa kendisi 1962 yılında verdiği bir demeçte bakın neler söylemiş: “Adı ne olursa olsun, bir sonraki medya (ki bu bilincin genişletilmiş hali de olabilir), televizyonu bir medya olarak değil, içerik olarak getirecek ve televizyonu bir sanat haline dönüştürecektir. Araştırma ve iletişim amacıyla kullanılacak bir bilgisayar kitaplıkları düzenleme işini üstlenecek, kişilerin ansiklopedik fonksiyonlara erişimine imkan tanıyacak ve ticari nitelikli bilginin hızlıca derlenerek özel bir hattan ulaştırılmasını sağlayacaktır.”

McLuhan 1965‘te geleceğin çalışma koşullarıyla ilgili olarak da şunları söylüyordu: “Gelecek kuşaklar otomobillerden bile kurtulacaklar, evlerinde çalışacaklar. Şirketlerine ve patronlarına karayoluyla veya demiryoluyla değil, televizyonla bağlanacaklar. Bilgiyi iki yönlü kapalı devre TV ve bilgisayar sistemleriyle paylaşacaklar. Mesai trafiği bitecek ve yollarda sadece zevk için kullanılan arabalar ve spor için otomobiller kalacak. Alışveriş bile TV üzerinden yapılacak.”

Bu söylem en çok da otomobil firmalarını ürkütmüştü: “Ya doğru söylüyorsa?”

McLuhan’ın olayları ve kavramları ele alma ve yorumlama şekli çok farklıydı. Bakın kendisi reklamlar için neler demiş: “Reklamlar aslında haberdir. Onların sorunu daima iyi haber olmalarıdır. Dengeyi sağlamak ve iyi haberleri satmak için gazete ve televizyonların çok sayıda kötü habere ihtiyacı var.” Bir diğer örnekte de şöyle söyler: “Modern Amerika tarihi, yerlilerin beyaz adamı keşfetmesiyle başlar.”

McLuhan için sanatın yeri ayrıydı ve vazgeçilmezdi. 1969’da sanata yakıştırdığı sıradışı görev şuydu: “Sanatın en belirgin özelliği, mevcut kültürde oluşacak değişiklikleri önceden bildiren ve daima güvenilecek bir erken uyarı sistemi olmasıdır.”

McLuhan tuhaf bir insandı. Kahin edasıyla şifreli konuşmalar yapar ve söylediklerinin çoğu dinleyenler tarafından anlaşılmazdı. Zaman onu pek çok konuda haklı çıkarttı. Onu iletişim konusunda bir bilge, aziz, peygamber görenler hep olmuştur. Bazen bir divana uzanıp, öğrencilerine söylediklerini yazdırdığı anlatılır. Hakkındaki bazı tartışmalar hala devam ediyor.

Değerini zamanında anlayanlardan ünlü ‘Wired’ dergisi, ondan esinlendiğini anlatmak için ilk sayısının künye kısmına McLuhan’ın adını ‘öncü koruyucu meleğimiz – patron saint’ olarak yazmıştı.

McLuhan, doğumunun 100. yıldönümü nedeniyle 2011 yılı içinde çok sayıda etkinlikte anıldı, tartışıldı, yorumlandı. ‘McLuhan in Europe 2011’, 10 farklı Avrupa ülkesine yayılan toplantıları şemsiyesi altına aldı. Bu kapsamdaki ‘McLuhan İçin 100 Ses’ toplantısı, Frankfurt Kitap Fuarı’nın en gözde buluşmasıydı.

Memleketi ve yaşadığı yer olan Kanada/Toronto’da, 7-10 Kasım 2011 tarihlerinde ‘McLuhan 100 Then/Now/Next’ uluslararası konferans ve festivali yılın son ve büyük etkinliği olacak.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

İlgili Sayfalar

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.