Türkiye

Ana Sayfa Forum Gündem Türkiye Bir “Siyasi holiganizm”olarak rövanşizm!..

Bir “Siyasi holiganizm”olarak rövanşizm!..

  • Promete ..
    Promete ..
    dunyadinleri.com/promete5216e
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : İçel
    Meslek : Mühendis
    Giriş : 55
  • Yazan : Promete .. Tarih : Kategori : Türkiye Cevaplar : 1 Okunma : 2802 Beğeniler : 0
    Bir “Siyasi holiganizm”olarak rövanşizm!..

    Sizi bilmem ama bana göre geçtiğimiz haftanın yoğun gündemi içinde kaynayıp giden en önemli söz Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e aitti. Gül, Tunus yolunda 28 Şubat dolayısıyla yaptığı açıklamalar arasında değindiği nokta çok dikkate değerdi. Hangi hesaplarla söylendiği veya bir “Siyasi manevra” olup olmadığı tartışması bir yana bence doğru bir tespitti. Umarım bu noktada samimi ve ısrarcı olur.

    Cumhurbaşkanı Gül, 28 Şubat süreciyle ilgili konuşurken şu “Uyarı”da bulunmaktaydı; “Bu konuda da dikkat edilmesi gereken şey rövanşist bir duruma düşmemektir. Rövanşizm her zaman kötüdür. Rövanşist bir düzeyde meseleleri ele alırsanız olayı bitmez tükenmez bir sıra meselesi haline getirmiş olursunuz. Sıra size geldiğinde rövanşı alırsınız ama bir sonraki sefere de diğerlerine bir sebep yaratmış olursunuz, bu da yakalanmış olan demokrasi standardından geri düşmenin bir yoludur.”
    Gerçekten de AKP iktidarının özellikle son beş yılına egemen motivasyon “Rövanşist” diyebileceğimiz bir tutumdu. Bunu “Hukuksal görünümlü” bir operasyon dalgası üzerine oturtsa da gerçekte bir “Totaliterleşme arayışı” izlenimi veriyordu.
    Bir devlet/toplum bu kadar “Hırpalayıcı” bir çekişmeye daha ne kadar dayanabilirdi? Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen kinler, intikamcı arzular, artık inandırıcılığı bile kalmayan “Hesaplaşmalar” ne kadar “Diri” tutulabilirdi ki? Sürekli bir “Çatışma” halinden nasıl bir “Normalleşme” çıkardı? O halde ya gerçekte bu istenmiyordu ya da bunu bir “Yönetme stratejisi” olarak uyguluyorlardı.
    Bireyler kinlerini belki bir ömür içlerinde tutabilirler. Her fırsatta dışa vurabilirler. Ancak devletler/hükümetler böyle davranamazlar. Devletler geçmişte yaşanan her ne olursa olsun, sürekli bu güdü ile hareket edemezler. Meselelerini böyle çözemezler. Toplumu sürekli yorarak, kışkırtarak, diken üzerinde bir” Kamplaşma” halinde tutarak, ilkel “Kelle isteme” tutumu yayarak bir yere varılamaz.
    Bu, “Sürdürülebilir” ve “Gerçekçi” bir tercih değildir. Bunun “Makul”, yıpratıcı olmayan ve herkesi gözeten bir “Normalleşme” hali ile noktalanması şarttır. Aksi takdirde başkalarının bizim üzerimizdeki operasyonlarına ideal bir “Zemin” hazırlıyoruz demektir.
    Ne yazık ki özellikle sağ iktidarlar her fırsatta “Rövanşist” anlayışı hep diri tuttular ve güçleri oranında azami zorladılar. Bu anlamda söz konusu arayış sadece AKP veya 28 Şubat’la sınırlı değildir. AKP bunun en uç timsalidir sadece. Daha vahimi, temelinde bir “Cumhuriyetle Hesaplaşma” isteği yatmaktadır ki, bütün bu “Rövanşist” tavrı besleyen ana damar burasıdır. O yüzden neredeyse tüm kurumlarına hâkim oldukları halde bir türlü kendilerini ait hissedemeyen, göçebelere ait bir ruh hali ve kompleks içindedirler.
    Çünkü halen devleti/toplumu yönetmeyi tahripkâr bir futbol “Holiganı”nın düzeyinde ve “Rövanşı alacağız” fanatikliği psikolojisinde algılamaktadırlar. Kısaca, artık “Usta”laştıklarını iddia etseler bile “Olgunlaşma” sınavından sınıfta çakmışlardır!..

    İmza

Maalesef doğruya doğru. Ustalaştıkça kibirlenmeye…

  • Ahmet Ademoğlu
    Ahmet Ademoğlu
    dunyadinleri.com/ahmet10087
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : Ankara
    Meslek : Mühendis
    Giriş : 547
    İnandığınız Din : İslam (Sünni)
    İnançlı Birimisiniz? : Çok İnançlıyım
  • Yazan : Ahmet Ademoğlu Tarih : Beğeniler : 0

    Maalesef doğruya doğru. Ustalaştıkça kibirlenmeye , kibirlendikçe zulmetmeye, taraf kayırmaya, adaletten uzaklaşmaya başladılar. Bir umut daha dünyevi menfaatlar, dünyevi hırslar uğruna yok edildi. Kime himmet etsek üstüne birde hizmet etmek zorunda kalıyoruz.

    İmza