Diğer Dinler ve Dini Konular

Ana Sayfa Forum Din ve İnançlar Diğer Dinler ve Dini Konular Tanrının Yolu Topluluğunda Mesih İnancı / Mesih yada bir kurtarıcı gelecek mi?

Tanrının Yolu Topluluğunda Mesih İnancı / Mesih yada bir kurtarıcı gelecek mi?

  • Tanrının Yolu Yolcusu
    Tanrının Yolu Yolcusu
    dunyadinleri.com/tanrininyolu
    buradaydı
    Cinsiyet : Bay
    Şehir : İzmir
    Meslek : Eczacı
    Giriş : 5
    İnandığınız Din : Tanrının Yolu
    İnançlı Birimisiniz? : Çok İnançlıyım
  • Yazan : Tanrının Yolu Yolcusu Tarih : Kategori : Diğer Dinler ve Dini Konular Cevaplar : 0 Okunma : 2756 Beğeniler : 0
    Tanrının Yolu Topluluğunda Mesih İnancı / Mesih yada bir kurtarıcı gelecek mi?

    Herbirimiz, dünyadaki ani değişikliklere, vahşetlere, savaşlara, uluslararası kargaşalıklara ve çevremizde olup biten gizemsel olaylara bakarak, kendi kendimize hemen soruyoruz: "Dünyamız böyle nereye gidiyor?", "Gelecekte neler olacak?", "Bizleri ve dünyamızı bekleyen olaylar nelerdir?", "Kıyamet veya son nasıl olacak?" vs…

    Günümüzde yaşayan inançlara baktığımızda hepsinde dünyanın bir anda yerle bir olacağı yani kıyamet kopacağı kıyametten önce ise adaletin tecelli edeceği bir dünyanın Tanrı tarafından seçilmiş ve gönderilen biri tarafından yeryüzüne hakim kılınacağı bir dönemden bahsedilmektedir.

    İsteklerimizle oluşan hükümleri incelediğimizde, farklı dönemlerde farklı isteklerimiz ve ona görede Rabbin farklı hükümlerini görürüz. Bu hükümlere ilerleyen yılar içerisinde diğer hükümlerden de eklemeler oluşmuş ve her dinde kıyamet öncesi bir kurtarıcının geleceği inancı oluşmuştur. Bu kurtarıcı bazen mehdi, bazen Mesih bazen Kirişna olarak karşımıza çıkar. Şimdi eski inançlarda (hükümlerde) yer alan kurtarıcıları bir inceleyelim.

    Hinduizm, dünyanın sonu hakkında şöyle diyor: “Dünya bu şekilde bitmeyecektir, dünya ömrü 14 asırdan, devreden oluşur, 13 tanesi geride kalmış, biz de 14.deyiz, bu dönemde “Kalki” adında bir şahıs gelecek ve dünyaya adaleti hakim kılacaktır. Yer yüzünden fakirliği, cahaleti, kargaşayı yok edip dünyaya düzen ve nizam getirecek.”

    Budizm inancında da dünya bu şekilde bitmeyeceğine inanılır ve şöyle açıklar: “Bir çok mektepler, ideolojiler gelip geçecek ama “Mayt-rea” adında bir şahıs tarafından zulumler yok edilip adalet gelecek, dünya gerçek yaratılış maksadına, hikmetine ulaşmış olacak, huzur ve emniyet gelecektir.”

    Zerdüşt inancında bin yıl devrelerine inanırlar. üçüncü bin yıl “Suşiyant” veya “Suşiyanus” isimli şahıs gelecek dünyaya adaleti hakim kılacaktır, diye inanılır.

    Yahudi inancında da aynı şekilde kıyamet kopmadan önce yeryüzünün tamamen adaletle dolacağına ve Mesihin geleceğine inanırlar. Bu şahısın Davud’un soyundan olacağı, İsrailoğullarını eski gücüne kavuşturacağı ve Yehova'nın saltanatını yeniden kuracak olan tanrısal kişi olarak gösterilmektedir. Elbette beklenen bu kurtarıcı Meryem oğlu İsa değildir.

    Hırıstıyanlık inancında da “Meryem oğlu İsa ’ın” tekrar yeyüzüne geleceği ve yeryüzünü adaletle dolduracağına inanılır. Mesih inancına göre, tanrının oğlu Mesih yeniden dünyaya gelecek, kötülükler içinde yüzen insanları bu kötülükten kurtaracak ve bağışlanmaları için çaba gösterecektir.

    Asyada inançalar arasında bu kurtarıcının “Çin lihunk” olacağı ve gelerek dünyayı adaletle dolduracağı inancı da vardır. Japonların inancında ise, “Şiminitu” denilen şahısın geleceğine inanılmakta ve kıyamet kopmadan önce bu kurtarıcının yeryüzünü adaletle dolduracağı söylenmektedir.

    İslamiyet inancında dünyanın tamamen bozulacağını o zaman dünyaya adaleti sağlamak üzere özellikleri önceden belli olan Mehdi nin geleceğini ve Mehdinin tüm kötülükleri yeryüzünden sileceği inancı yaygındır. Dünyanın sonu ise inancı ise Kıyamet bir anda kopacak ve yeryüzündeki tüm canlılar ölecektir şeklinde açıklanmaktadır.

    Uygarlık tarihinin her evresinde büyükbir çoğunluk bu inanca sahiptir. Ama toplumlar bu inancı farklı şahıslar, farklı isimle dile getirmektedirler, isimler ne olursa olsun değişen bir şey yok, asıl olan özün bir olması, aynı mananın kast edilmesi ve dünyanın her yerinde bu inancın beyan edilmesidir. Bu inanc Kıyamet kopmadan önce dünyanın sonu gelmeden, ilahi evrensel vaadin, bir şahıs tarafından hakim kılınacak olmasıdır. Çünkü eski inançlar rabbin bizlerin isteği ile bize hükmetmesiyle oluşmuştur ve insan her yerde ve her çağda aynıdır. Yani buna inanma isteği insansıdır.

    İnsanın adalet aşığı olması ve mutlak adaleti isteme duygusunun varlığı, insanı mutlak adaletin bir gün yeryüzüne hâkim kılınacağı inancına yöneltmektedir. Psikolojik olarak insan bulunmuş olduğu toplumda; nerde bulunuyorsa bulunsun, adalet peşinde olduğu görülmektedir. Bu nedenle Rab'den ilerde bir gün mutlak adaletin yeryüzüne hakim olacağı inancıyla kendisine hükmedildiğinde iyilerden olunağı sözünü verilmiş; Yaratan da bize buna göre hükmetmiştir.

    İnsan bu kadar çok adaleti isterken üstelik bu adaleti sadece kendisi için değil tüm dünya için isterken neden bunun için çaba sarf etmez ve dünya adaletsizlikler ve savaşlarla doludur? Rab ilerde bir gün göndereceği bir kurtarıcıyı neden sürekli yeryüzünde bulundurmamaktadır? Rabbin gücü madem sınırsız o halde bu acıları seyretmekten zevkmi almaktadır? Bu kurtarıcılar her dinde vaat edilmişse ne zaman ve hangi adla geleceklerdir? Kurtarıcılar yeryüzünde adaleti sağladıktan sonra her şey düzelince neden Tanrı kıyameti koparıp her şeyi yok edecek?

    Yukarıdaki sorulara benzer bir çok soru aklınıza takılmıştır eminim. Bazılarımız ise yukarıdaki satırları okuyunca içlerinden keşke bir gün önce kurtarıcı gelse demişlerdir. Bu sadece iyi niyetten ibaret bir yaklaşımımıdır?

    Rabbin adaleti kuşkusuz silah zoruyla ve cezası yok ederek gerçekleşmeyecektir. Rabbin ilahi ve evrensel adaleti bizim isteklerimizden bizim insancıl beklentilerimizden daha ötedir. Rabbin bize esini çok nettir. Rab bize kahramanlar göndermeyecektir. Göndereceği kahramanlarla yeryüzünde adaleti sağlayıp sonrada bu adil yaşam biçimini yerle bir etmeyecektir.

    Rab bize kendi hükümleriyle seslendikten sonra artık kurtarıcılar dönemi bitmiştir. Hiçbir zaman hiçbir adla her hangi bir misyonla yeryüzüne bir kurtarıcı gelmeyecek ve adalet dağıtmayacaktır. Adalet bizlerin şikâyetlerinden arındırıldıktan sonra rabbin istediği yaşamları sunarak rable buluşup birleşmemizle gerçekleşecektir. Adaletin yeryüzüne yansıması rabbin isteklerine uymamızla mümkündür.

    Bizlerden sonsuz sevgisini esirgemeyen affedici ve bizi her zaman olduğumuz halimizle kabullenip iyi bir yaşam sürmemizi destekleyen rabbin adaleti aracısızdır. Tüm insanlar iyi bir yaşam sürüp ruhsal sürgünleri bitince yada kötülükte ısrar ederek tekrar yeni bir yaşamla yeryüzüne gelmedikleri zaman yeryüzü insansız kalacaktır. Kıyamet anı aslında rabbin hükmünün yeryüzüyle ilgili kısmının son bulduğu an olacaktır. Yeryüzünün yok olduğu anı hiçbir canlı göremeyecek bu anda bir acı çekmeyecektir. Yeryüzü yok olurken bizlerden kimse yeryüzünde bulunmayacaktır.

    Kıyamet anını ya da dünyanın yok edilişini bize korku olarak sunan bizim kendi isteklerimizdi. Rabbin kendi hükümlerinde bu korku ortadan kalkmıştır. Korkmayınız Rab bizi kötü olursanız dünyayı yok ederim diye tehdit etmemektedir. Yâda bize dünya çok adaletsiz olacak ve siz bir kurtarıcıya muhtaç kalacaksınız da dememektedir. Bunlar bizim insansı korkularımızdır.

    Bu yazı Tanrının Yolu Topluluğu İnancına göre kaleme alınmıştır.

    İmza

    Ben sizleri şikayetlerinizden arındırdım. Hayatı dilediğiniz gibi yaşadınız ” (Son Söz)