Vehhabi Mezhebinin İslam Alemi ve Dünyadaki Etkileri

Vehhabi Mezhebinin İslam Alemi ve Dünyadaki Etkileri
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Vehhabilik Yorumlar : 0 Okunma : 1527 Beğen : 0

Vehhabilik hareketi ilk yıllarından itibaren olumlu ve olumsuz birtakım tepkilerin odağı haline gelmiştir. Karşı görüşteki müslümanları müşrik veya bid‘atçı saymaları, onlarla savaşmaları, dört mezhebe ve tarikatlara, kabir ziyareti ve mevlid gibi yaygın uygulamalara karşı çıkmaları Vehhabilik karşıtı çevrelerce en çok gündemde tutulan konulardır. Bu yüzden Muhammed b. Abdülvehhab ile Vehhabiler Kur’an’ı keyfi yorumlamak, Hz. Peygamber’in manevi şahsiyetine saygısızlık göstermek ve muteber alimleri hiçe saymakla suçlanmıştır. İthamlarında aşırıya kaçanların yanı sıra itidali korumaya çalışan birçok müellifin eserlerinden geniş bir reddiye edebiyatı meydana gelmiştir. İlmi sahada İbn Abdülvehhab’ın en önemli hasmı sayılan Riyad ulemasından Süleyman b. Sühaym reddiyeleri ve uyarıcı mektuplarıyla yeni hareketin karşısında durmuş, Süleyman b. Abdülvehhab da es-savaiku’l-ilahiyye fi’r-red ale’l-Vehhabiyye adlı eseriyle kardeşinin fikirlerini onaylamadığını ortaya koymuştur. Ahsa ulemasından Muhammed b. Firuz, İbn Abdülvehhab’a ağır bir reddiye yazmakla kalmamış, Necid’deki kanunsuzluklara müdahale etmesi için Osmanlı padişahına başvurmuştur. İbn Firuz, ayrıca Muhammed b. Sellum, İbrahim b. Cedid gibi Necid asıllı bazı alimleri de yanına alarak bir Güney Irak kasabası olan Zübeyr’de ilmi bir muhalefet halkası oluşturmuştur. Muhammed b. Abdülvehhab’ın kendi zamanındaki bu Selefi muhaliflerinden başka başlangıçta Vehhabiliğe yakınlaşmakla birlikte hareketin dışlamacı karakterini gördükten sonra bu akımdan uzaklaşan Osman b. Abdülaziz b. Mansur, Emir es-San‘ani ve Şevkani gibi alimler de tenkitlerini yazıya dökmekten geri kalmamıştır. Hanbeli mezhebi tarihçisi İbn Humeyd ise tepkisini, es-Sühubü’l-vabile adlı tabakat kitabına Muhammed b. Abdülvehhab’ın biyografisini koymamak suretiyle göstermiştir.

Vehhabiliğe karşı Selefiyye dışındaki muhalefet şüphe yok ki daha kapsamlı ve daha yoğundur. Meşhur Hanefi alimi Muhammed Emin İbn abidin Reddü’l-muhtar’ında Vehhabiliği ve kurucusunu eleştirmiş, Mekke’nin Şafii kadısı Ahmed b. Zeyni Dahlan kaleme aldığı eserlerle XIX. yüzyıldaki Vehhabi karşıtlığını besleyen en etkili müellif durumuna gelmiştir. Tasavvuf çevrelerinin muhalefeti ise daha şiddetli olmuştur. İdrisiyye tarikatının kurucusu Mağribli Şeyh Ahmed b. İdris, Iraklı Nakşi-Halidi şeyhi Davud b. Süleyman b. Circis, Hindistan’dan Fazlürresul Bedauni aynı asırdaki Vehhabilik karşıtı mücadelelerin sufi kanadında en çok anılan isimlerdir. Öte yandan müslümanları taklit ve hurafelerden kurtarmak, dinde yenileşmeyi gerçekleştirmek suretiyle geri kalmışlığı aşmak amacına yönelik ilmi, fikri ve edebi çalışmalarıyla XIX. yüzyılın sonları ve XX. yüzyılın başlarında temayüz eden İslamcı veya reformcu kimlikli bazı önemli şahsiyetler Vehhabi hareketini savunmuştur. Muhammed Reşid Rıza, Muhammed Kürd Ali, Ahmed Emin, Abbas Mahmud el-Akkād, Taha Hüseyin ve bazı eleştirileriyle Mahmud Şükri el-alusi bu şahsiyetlerin önde gelenlerindendir.

Arabistan dışındaki müslümanlar üzerinde Vehhabi tesirinin XIX. yüzyılda ortaya çıkmış bazı halk direniş hareketlerinde görüldüğü iddiası yaygın bir tez olmasına rağmen güçlü kanıtlara dayanmamaktadır. Hint alt kıtasında Ahmed-i Birilvi’nin Mücahidun hareketi, Bengal’de Hacı Şeriatullah’ın Feraizi hareketi, Endonezya’da Paduri hareketi, Batı Afrika’da Osman b. Fudi’nin hareketi ve Libya’da Senusi cemaati birçok Batı kaynağında Vehhabi diye nitelendirilmişse de bunların hiçbiri -bazı fikri ve ameli benzerlikler bir yana- Vehhabiliğin uzantısı çerçevesinde görülecek yapılara sahip değildir. Ortak özellikleri bulundukları ülkelerde sömürgecilere karşı sert bir silahlı direnişi temsil etmeleridir. Onların uzlaşmacı İslami cemaatlerden ayrı telakki edilmesi ve müslümanlar nezdinde iyi çağrışım yapmayan bir sıfatla nitelendirilmesi muhtemelen söz konusu hareketlere Vehhabi adı verilmesinin gerçek sebebini teşkil etmiştir.

Vehhabiliğin Arabistan dışındaki etkileri asıl XX. yüzyılda belirginleşmiştir. Gelişen ulaşım ve iletişim imkanları farklı ülkelerdeki değişik cemaat ve kuruluşların Necidli ulema ile irtibatını kolaylaştırmıştır. Bunlar arasında Hindistan Ehl-i hadis cemaati ile Mısır’daki Ensarü’s-sünneti’l-Muhammediyye cemiyeti en eski oluşumlar diye zikredilebilir. Nijerya’da İzale cemaati, Mali’de Subbanu hareketi ve Moritanya’da Müceydiri ekolü, Maliki medreselerine ve ülkelerindeki tarikatlara karşı duruşlarıyla Batı Afrika’daki diğer İslami akımlardan farklılaşmıştır. Yemen’deki Demmac Darülhadisi, Suudi Arabistan okulları dışında Vehhabi akımının günümüzde varlığını sürdüren en önemli öğretim kurumu sayılabilir. Diğer İslam ülkeleriyle Avrupa ve Amerika’da kurulmuş olan çeşitli davet teşkilatları, yayınevleri, cami vakıfları ve öğrenci dernekleri bulundukları bölgelerde Vehhabi öğretilerinin propagandasını üstlenmiş durumdadır. Koyu Batı kültürü aleyhtarlığı söz konusu kuruluş ve cemaatlerin en belirgin ortak karakteridir. Bu aleyhtarlığı siyasi alanlarda ve militer usullerle yürütmeyi hedefleyen, Batı kaynaklarınca “cihadiler” diye nitelendirilen, Vehhabilik etkisindeki büyüklü küçüklü şiddet yanlısı organizasyonlar da çeşitli yerlerde varlıklarını sürdürmektedir. Cezayir’deki Cemaatü’s-Selefiyye li’d-da‘va ve’l-kıtal, Endonezya’daki Leşger-i Cihad, Suriye ve Irak'taki IŞID, DAEŞ, Afganistan ve Pakistan'daki El-Kaide bu tür teşkilatlardandır.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Kategoriler

Dünya Dinleri