Şeytana Tapanlar

Lusiferci Satanistler

Lusiferci Satanistler
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Şeytana Tapanlar Yorumlar : 0 Okunma : 4292 Beğen : 0

Lusiferciler’in, Adonay (Eski Ahid’de Tanrı ismi olarak kullanılmıştır. On Emir’de, “Allah’ın ismini boş yere ağzına al­mayacaksın” denildiğinden Yahudiler, Yahve yerine Adonay ismini söylerler) veya Yahve’nin karşıtı ve düşmanı olan Lusifer’e tapındıkları söylenmektedir. Latince “ışık-taşıyıcısı” veya “ışık-getirici” gibi manalara gelen Lusifer, sabah yıldızı olarak bilindiği sıralarda Venüs gezegenine verilmiş olan bir isimdir. Genellikle Şeytan olarak kabul edilmiştir. Çünkü M.S. 3. asırda, İsa’nın Luka, 10/18’de geçen: "Şeytan’ı gökten şimşek düşer gibi düşerken gördüm" şeklinde­ki sözü, yanlışlıkla İşaya, 14/12’ye bir atıf olarak farzedilmiş olduğun­dan, Lusifer’in, Şeytan’ın Tanrı’nın huzurundan kovulmadan önceki is­mi olduğu varsayılmıştır.

Halbuki Vulgate,(Kitab-ı Mukaddes’in, Papa Damasus’un emriyle, St. Jerome tarafından 4. Yüzyılda yapılan La­tince tercümesinin adıdır) İşaya, 14/12-14’de geçen şu ifadelerde bu sıfatı Babil Kralı Nabukadnezar’a atfeder: "Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasü düştün! Sen ki, milletleri devirirdin, nasıl yere yıktın! Ve kendi yüreğinde derdin: Göklere çıkacağım, tah­tımı Allah’ın yıldızları üzerine yükselteceğim ve şimalin sonlarında, ce­maat dağında oturacağım: Bulutların yüksek yerleri üzerine çıkacağım, kendimi Yüce Allah gibiedeceğim...” .'M

Şu halde, St. Jerome (St. Jerome, Strido’da doğmuş olup takriben 342-420 yılları arasında yaşamıştır. Seçkin bir Hı­ristiyan bilim adamı olduğu kadar, İbranice’yi ve Yunanca’yı çok iyi bilmesi onun, Kitab-ı Mu­kaddes’in Latince tercümesini yapmasını sağladı. Vulgate, Batı Kilisesi’nin Vulgate adıyla bi­linen resmi çevirisi haline geldi) ve diğer Kilise Babaları, İşaya, 14/12-14’te geçen bu sıfatı Luka, 10/18 ile irtibatlandırarak, Lusifer ismini Şeytan karşılığında kullanmışlar ve burada yapılan yanlış yorum sebebiyle Şeytan, Lusifer’le özdeşleştirilmiştir. Lusifer aynı zamanda, Arianizm kar­şıtı Cagliari Piskoposu’nun (öl. 370 veya 371) da adı idi.1’6 Milton, "Yi­tik Cennet”te Lusifer’i, günahkar kibirli şeytanın ismi olarak kullanmış­tır.

Ayrıca Lusifer, sabah yıldızı Phosphoros’un Latince adı ve Hıristi­yan edebiyatında Şeytan’ın bir adı diye de tanımlanmıştır.

Lusifer’e tapınanlara göre o; Aydınlığın Tanrısı, iyi prensip; Adonay da Karanlığın Tanrısı, kötü prensipti. Bu ibadet düalistik bir felsefe üze­rine kurulmuş olup Hıristiyanlığın karmakarışık bir çeşidi veya altüst edilmiş şekli olarak ifade edilmiştir.

Modern Satanizm’in kurucusu olan Anton Szandor LaVey, "The Satanic Bible” isimli eserinin, “The Book of Lucifer (Lusifer’in Kitabı)” bölümünde Lusifer hakkında biraz bilgi verdikten sonra şu yorumu yap­mıştır: “Eski Romalılar’ın tanrısı Lusifer; ışığın taşıyıcısı, havanın ruhu ve aydınlığın simgesi idi. Hıristiyan mitolojisinde o, varlığı tamamen belir­siz tanımlamalar ve sahte değerlerle devam ettirilen bir dinden beklen­mekte olan kötü ile eşanlamlı hale getirilmiştir. Kaydı doğru koymanın zamanıdır. Sahte ahlâk öğretileri ve okkült (sır, gizem) yanlışlıkları dü­zeltilmelidir. Şeytan ibadeti konusundaki pek çok eğlence ve oyunun, olabildiğince eğlenmek için sahnelenmiş mutlak saçmalıklar olduğu ka­bul edilmelidir. Hakikatin insanları özgür yapacağı söylenmiştir. Haki­kat, herhangi bir kimseyi tek başına asla özgür yapmaz. Zihinsel özgür­lüğü sağlayacak olan sadece ‘şüphe’dir. Şüphenin hârikülade öğesi ol­madan, kendisi vasıtasıyla hakikate geçilecek olan kapı aralığı binlerce Lusifer’in son derece yorucu sesinden etkilenmeyecek şekilde sımsıkı kapanacaktır.

Kutsal Kitab’ın, kötü bir hükümdara ‘yalanların babası’ olarak işaret etmiş olduğu nasıl anlaşılabilir? Bu, karakter değiştirmenin fevkalade güzel bir örneğidir. Eğer bir kimse, Şeytan’ın yanlışı temsil ettiği şeklin­deki bu teolojik suçlamaya inanacak olursa, o zaman -Tanrı’nın değil de- o kimsenin tüm ruhani dinleri ihdas etmiş ve Kutsal Kitaplar’ın tamamı­nı yazmış olduğu fikri rahatlıkla ortaya atılabilir. Bir şüphe bir başkası tarafından da benimsendiğinde balon, yanlış inanışlarla uzun süre dol­durularak daha da genişler ve patlamakla tehdit eder hale gelir. Varsayı­ma dayalı hakikatlerden hali hazırda şüphe edenler için bu kitap (LaVey’in söz konusu kitabı) bir açıklayıcı mesabesindedir. O zaman Lusifer yeniden doğmuş olacaktır. Şimdi şüphe etmenin tam zamanıdır. Yan­lışın balonu patlıyor ve onun sesi dünyanın gürlemesidir”.

Bazıları da, Şeytan’a tapanları Satanistler; Demiurg’a tapan maniheistleri ve gnostikleri Lusiferciler şeklinde nitelendirmek suretiyle Satanistler’le Lusiferciler’i birbirinden ayırmışlardır. Bu tasnifi yapan­lara göre Lusiferian “iman”, çarpıtılmış bir Hıristiyan ahlakıdır. Bu iman: Özgür, zevkine düşkün ve kendi kaderinin mutlak hâkimi insan-tanrıya imandır. Bu, bizzat kendiliğinden olan ve Şeytan’ın, ona inananların hiz­metine sunacağı karanlık güçlerin iktidarına olan imandır.

Lusifer’e iman ikrarının -Batı’nın Satanik dini büyücülüğe intisap eden adayın giriş âyinine atfen- şöyle belirlenmiştir:

“Lusifer, Tanrım ve Efendim, seni Tanrım olarak, en yüce Varlık ola­rak tanıyorum. Yaşadığım sürece sana itaat ve hizmet etmeye söz veri­yorum. Diğer bütün tanrılardan; İsa Mesih’ten, onun aziz ve azizelerin- den ve vaftizden vazgeçiyorum”.

Şu halde Lusiferci dinlerin âyini, genel olarak Katolik Âyini’nin çarpıtılmış şekli olup bu âyin; tersine çevrilmiş haç, siyah masa örtüleri ve mumlar, tersine okunan Latince formüller ve dualar, teke başı şeklin­de veya teke kuklası biçimli ayna ve toplantının sonunda cinsel birleş­meden ibarettir.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Kategoriler

Dünya Dinleri