Scientology

Ana Sayfa Dünya Dinleri Yeni Dünya Dinleri Scientology Scientology Tarikatının Akıl Bilimi (Dianetics) Öğretisi

Scientology Tarikatının Akıl Bilimi (Dianetics) Öğretisi

Scientology Tarikatının Akıl Bilimi (Dianetics) Öğretisi
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Scientology Yorumlar : 0 Okunma : 1317 Beğen : 0

Hollywood tarikatı olarak da bilinen Scientology tarikatının, “Celebrity Center” olarak bilinen, liderler, siyasetçiler, üst düzey yöneticiler, sanatçılar ve sporcuları kapsayan bir gruba yönelik çalıştığı, 1969 yılında Yvonne Gilliam’ın oluşturduğu bir merkezi bulunuyor. Merkezin yetkilisi Robert Vaughn Young, tarikatın kurucusu Ron Hubbard ile beraber yaptıkları çalışmalar için şunları söylüyor: “Benim işim celebrity’leri tarikata getirmek ve onların bizi kamuoyunda daha bilinen bir tarikat haline getirmelerini sağlamak.”

Scientology genel direktörü üyelerinin genellikle yüksek tahsilli olmasının nedenini ‘’Ron Hubbard’ın akıl bilimi (Dianetics) ni öğrenmek için bize geliyorlar. Hubbard’ın öğretileri, şahsi buluşu özel sayaçlarla milyarlarca yıl öncesinde yaşanmış hayatlara ulaşmak mümkün olacak.’’diye açıklıyor. Tarikatın ‘Thetan’ ve ‘E-meters’ adlı sayaçlar içinde şunları söylüyor. ‘’Bu cihazlar beynin duygusallığını, akıl gücünü inceliyor. Amaç, insanların düşüncesini okumak. En önemli bir buluş ölüm öncesi kişinin ruh’unu, canı’nı görüntülemek, ağırlığını tartmak. Yetiştirdiği teknisyenlerin çalışmaları sürüyor.’’

Bir tarikat üyesi, “Aslında çok sade bir inanışımız var, birçok ahlak ilkesini diğer dinlerle paylaşıyoruz. Bizimkinin özel yanı, günlük yaşamda kullanılabilecek bir teknolojiye sahip olması” diyor. L. Ron Hubbard’ın 1950 yılında yayımlanan kitabı ‘Dianetics’te, zihinsel ya da fiziksel tüm hastalıkların izlerinin ‘engram’ adı verilen psişik yaralarda bulunabileceğini ileri sürüyordu. Doğum öncesi döneme de ait olabilen bu yaralar, kişinin bilinçaltına yerleşiyor. Kurtulmak içinse ‘temizlik’ adı verilen süreçten geçilmesi gerekiyor. Dianetics, ‘denetleme’ adı verilen ve engramları silmek için geçmişteki olayları yeniden deneyimlemeye dayanan bir terapi yöntemini telkin ediyor. Denetlemenin önemli kısmı, E-metre (elektropsikometre) adlı acıyı ölçebilen bir cihazla yapılıyor. Denetçi denetlenene çeşitli sorular soruyor, denetlenen bunları yanıtlarken yalan makinesine benzeyen E-metre, vücuttaki küçük elektrik akımlarını ölçüyor. Scientolojistler, cihazın bilinçaltına ulaşarak bilinçsiz yalanların köklerini açığa çıkardığını iddia ediyor. Dinin en üst seviyesi olan ‘tam özgürlüğe’ ulaşmak için bir köprü vazifesi gören aydınlanma yolundan geçmek gerekiyor. ‘Tam özgürlüğe köprü’nün belirli aşamaları veya dereceleri var. Üstlere tırmanmanın anahtarı yüzlerce belki de binlerce kez ‘denetleme’den geçmeye dayanıyor. Scientolojistler, bu metodun problem çözmenin yanı sıra ahlaki yanlışların düzeltilmesine de olanak sağladığına inanıyor. Her seansın amacı, bunu bir ‘kazanç’ (açığa çıkma anı) ile sonlandırmak. Bu, birkaç dakika sürebileceği gibi haftalar boyu da sürebilyor. Denetçi tatmin olana kadar denetleme bırakılamıyor.

L. Ron Hubbard, ‘Nasıl bilmen gerektiğini bilmek’ öğretisine dayalı bir dinin doğmasına vesile olan Dianetics adlı kitabın, şizofreniden romatizmaya her hastalığı iyileştirebildiğini iddia ediliyor. Hubbard’a göre işin sırrı şöyle: Beyin yaşananların tümünü hatırlar ve ‘reaktif bellek’ olarak adlandırılan bölge dışında hata yapmaz. Mantıklı düşünceye ve analitik zekâya ulaşılamayan bölge olan beynin bu kısmı, yalnızca bilinçsiz olduğumuzda ortaya çıkar. Hubbard, bilinçsiz kelimesini sadece kendi anlamıyla değil acı ya da korku hissettiğimiz tüm durumlar için de kullanıyor. Bilinçsiz ve üzgün ya da rahatsız durumdayken reaktif bellek, bu sinir uyarıları dizinini hafızaya ‘engram’ olarak saklar. İnsanlarda ortalama binlerce engram vardır. Engramlar, bir insanın yaşamı boyunca geçirdiği acı ve rahatsızlık veren olayları beyne kaydeder ve bunlar beynin bir bölümünde durur. Bu durumda devreye giren Dianetik: Ruh Sağlığının Modern Bilim’i, beyni engramlardan arındırmayı öğreterek insanı sonsuz bir mutluluğa ulaştırmayı sağlar.

Tarikatın müritleri birkaç aşamayı atladıktan sonra, tarikatın ruh hiyerarşisinin en üst kademesine ulaşmış oluyor. Burada kişi, vücudun zararlı kuşatmalarından kurtulmayı öğreniyor. Scientology’de en üst seviyeye ulaşmak 10 ile 30 sene arasında bir zaman alıyor. Scientology’nin eski yöneticilerinden Paul Haggis’in ifadesine göre, Scientology müritleri OT III adlı bir seviyeye yükseldiklerinde onlara bazı gizli belgeler gösteriliyor. Bunlardan biri de, Scientology’nin kurucusu L. Ron Hubbard’ın el yazısının bulunduğu, Sayentoloji ’nin neden var olduğuyla ilgili bir belge. Bu belgeye göre 75 milyon yıl önce Xenu adlı galaktik bir diktatör insanları dondurmuş, ardından Dünya’daki bir volkanın içine atmıştı. Burada vücutlardan ayrılan ruhlar (tetanlar), yeni doğan başka vücutlara girmişti. Hubbard’a göre, vücutlarımızda birden çok tetan bulunuyor ve yaşadığımız gerginlikler ile korkuların nedeni de bu.

Tom Cruise OT (operating thetan) seviyesinde. Bu ‘tam özgürlük’ düzeyi OT VII’ye yaklaşmış olunduğu anlamına geliyor. OT’lerin cansız nesneleri zihinle hareket ettirebileceği, telepatik olarak haberleşebileceği, insan ve hayvan davranışlarını kontrol edebileceği iddia ediliyor. Sekiz OT seviyesinden OT III, ‘ateş duvarı’ olarak adlandırılıyor. Bu, evrenin sırrına vâkıf olunan seviye. Dinin dayandığı yaratılış öyküsü de bu seviyede öğrenilebiliyor. senelerce bu bilginin çok tehlikeli olduğu ve bu seviyeden önce öğrenilmesinin ölüme bile sebeb olabileceğine inanılmış. 1995 yılında eski bir üye tarafından yayımlanan bu bilgi, o zamandan beri medyada yaygın olarak dolaşıyor. Metinde 75 milyon yıl önce, galaksinin çeşitli bölgelerinde 76 gezegeni yöneten Xenu adlı zalim yöneticinin aşırı nüfus sorununu çözmek için 13.5 trilyon varlığı bir uzay gemisine toplayıp Dünya’ya gönderdiği bilgisi bulunuyor. Dünyanın çeşitli yerlerindeki volkanlara düşen bu canlıların ‘thetan’ adlı radyoaktif ruhları, dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış. Bu dağılım sırasında thetanlar, atmosfere kurulan çeşitli tuzaklara takılarak Tanrı, İsa, din gibi yanlış düşüncelere kapılmış. İnsanlığın tüm sorunları, thetan’ların vaktiyle kapıldığı yanlış düşüncelerden kaynaklanıyor. Onlara göre, kurtuluşun tek yolu ise bu düşüncelerden kurtulmaktan geçiyor.

Dianetics’te bir insanın Scientology tarikatına katıldıktan sonra nasıl yaşaması ve kendisini geçmişin yüklerinden arındırarak ebedi hayatını nasıl ayarlaması gerektiğinin kuralları konuluyor. Scientolojistler her türlü ilaçtan uzak duruyorlar ve birçok hastalığın psikosomatik olduğunu düşünüyor ve ilaçla tedaviye karşı çıkıyor. Tüm Scientolojistler vücudu geçici bir araç olarak kabul ediyor. Scientology mensupları akıl hastalıkları diye bir şey olmadığını öne sürerek psikiyatrları ağır şekilde eleştiriyor. Bunun nedeni L. Ron Hubbard’ın psikiyatriyi şeytani bir bilim olarak ilan etmesinden ileri geliyor. Hipnozdan farklı bir metot olan “Reverie” olarak adlandırılan Dianetik sayesinde kişi yaşadığı travmaları silebilmekte, kendinden saklanan olaylaraulaşabilmektedir. Scientologistlere göre dianetik zihnin kapasitesini arttıran, insanın temel doğasını ortaya çıkarmaya çalışan bir sistemdir. Bu sistem sayesinde psikiyatri bilimine gerek yoktur, kişi dianetik sayesinde kendi bilincine ulaşabilecektir.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi

Yorum Yaz


Yazdığınız yorumların genel ahlak kurallarına uygun olmasına özen gösteriniz. Ayrıca yazdığınız yorumlarda isminiz e postanız eksik yanlış olmamalıdır aski halde yorumlarınız onaylanmaz dikkate alınmaz cevap verilmez.

Dünya Dinleri