Hristiyan Kutsal Metinleri

Ana Sayfa Dünya Dinleri Ortadoğu Dinleri Hıristiyanlık Hristiyan Kutsal Metinleri Hıriistiyanlık'ta Patristik Literatür Nedir? Önemi ve Mahiyeti

Hıriistiyanlık'ta Patristik Literatür Nedir? Önemi ve Mahiyeti

Hıriistiyanlık'ta Patristik Literatür Nedir? Önemi ve Mahiyeti
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Hristiyan Kutsal Metinleri Yorumlar : 0 Okunma : 997 Beğen : 0

Genel olarak “patristik literatür” ifadesi, erken hıristiyan babalarının yaptığı çalışmaların bütününü anlatmak için kullanılır ve I. yüzyıldan VIII-IX. yüzyıllara kadar uzanır. Patristik literatürün bitiş sınırını daha örgütlü kurumların oluşturduğu felsefi mahiyette çalışmalar belirler. Patristik literatürde de felsefi unsurlar bulunmakla birlikte bu döneme ait eserlerin asıl amacı doğrudan felsefe yapmak değil Hıristiyanlığı savunmaktır. Patristik literatürün yazıldığı şartlar bir yandan yahudilerin, öte yandan gnostiklerin oluşturduğu bir arka plana dayanır; kilise babaları da gerek bilgi gerekse üslûp açısından bu mirasın etkisi altında kalmışlardır. Bu literatür içinde kaleme alınan eserlerin genel karakteri öğretici ve savunmacı bir mahiyete sahip olmasıdır. İlk patristik eserler Didache, Barnabas’ın Mektubu ve Hermas’ın Çobanı gibi Yeni Ahid’in kanonizasyonu sırasında kaleme alınan öğretici mahiyetteki çalışmalardır. Clement’in birinci mektubu, Antakyalı Ignatius’un yedi mektubu, İzmirli Polycarp’ın Filipililer’e Mektubu ve Polycarp’ın Şehadeti (Martyr Polycarp), Papias’ın İnciller’le ilgili fragmenleri ve Clement’in ikinci mektubu gibi diğer eserler aynı mahiyettedir ve aynı döneme tarihlendirilir.

Yaklaşık II. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık içerisinde güç kazanan gnostik grupların kendi literatürlerini oluşturmaya başladığı bilinmektedir. Bu tip çalışmaları ilk defa yapanlar Basilides ve Valentinus’tur. Ortodoks babaları bu tip eserleri şiddetle eleştirmiştir. Bu döneme ait gnostik çerçeveli birkaç eserden en kayda değeri Pistis Sophia ile Apocryphon Johannis’tir. Pistis, yeniden dirilen isa ile müridleri arasındaki dialogu içerir, konusu düşüş ve kurtuluştur. Apocryphon Johannis’in konusu da şer ve ondan kurtuluş yoludur. Mısır’da Nil üzerinde Nag Hamadi’de bulunan metinler de gnostik hıristiyan literatürünü yansıtır.

Ortodoks literatürü ancak II ve III. yüzyıldan sonra yeniden canlanır. Bu literatürün ilk örnekleri çoğunlukla gnostik gruplara reddiye mahiyetindeki müdafaanamelerdir (apoloji). Quadratus’un 124 yılı civarında yazdığı apoloji Ortodoks literatürün ilk ürünü olarak bilinmektedir. Justin’in Yahudiliğe karşı Hıristiyanlığı savunduğu Trypho ile Dialog’u da oldukça önemlidir. Gnostiklere en ağır eleştiri Irenaeus’un Adversus Haereses adlı eserinde ortaya konmuştur. Hippolytus da gnostikleri eleştirir. Tertullian’ın Apology’si ise putperestlere karşı ağır bir eleştiri olarak klasikleşmiştir.

II. yüzyıldan IV. yüzyıla kadar olan süreçte Hıristiyanlığın entelektüel merkezi İskenderiye’de odaklanır. Eflatuncu tesirler taşıyan ve mistik yanı ağır basan görüşleriyle bu okulun gerçek kurucusu Clement, Stromateis adlı eserinde yahudi-hıristiyan mirası ile orta Platonizm’in bir sentezini yapar. Fakat bu okulun en önemli ismi şüphesiz Origen’dir. Tefsirleri ve vaazları yanında pagan filozof Celsus’a karşı yazdığı reddiye (Contra Celsus) en önemli çalışmasıdır. Aynı dönemde Kuzey Afrika’da Latin hıristiyan kültürü gelişmeye başlar. Bunların ilk önemli temsilcisi olan Novatian De Trinitate’sinde gnostik kökenli fikirleri eleştirir. Dönemin diğer önemli iki ismi Cyprian ile Lactantius’tur.

IV ve V. yüzyıllar arasında meydana getirilen patristik literatür mezhep çatışmalarıyla ilgilidir. Dönemin önemli eserleri arasında, aslında bir tarihçi olarak bilinen ve İznik kararlarına karşı Ariusçu eğilimi olan Eusebius’un Historia ecclesiastica’sı kayda değer bir çalışmadır. Aynı yazar, çeşitli tefsir çalışmaları ve Ankaralı Marcellus’a karşı polemik kitapları da yazmıştır. Onun etkisi Kudüslü Cyril’in Catecheses’inde ortaya çıkar. Daha tutucu kanatta, İznik akidesini benimseyen Athanasius’un Apologia Contra Arianos adlı polemiği önemlidir. Athanasius’a ait başka polemik kitapları da vardır. Teslisin formüle edilmesine önemli katkıları olan üç Kapadokyalı baba da çeşitli eserler kaleme almışlardır. Basil’in Ariusçuluğa karşı yazdığı Adversus Eunomium ve De Spiritu Sancto adlı çalışmalarıyla Nyssalı Gregory’nin Sermo Catecheticus ve Nazianzuslu Gregory’nin Theological Addresses’i meşhurdur.

Kilisede III. yüzyıldan itibaren Doğu’dan gelen manastır hayatı etkili olmaya başlamıştır. Manastır hayatının Mısır’daki kurucusu olan Anthony ve Ammonas’ın Koptça yazdıkları eserlerin Grek ve Latince tercümelerinin bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Evagrius Ponticus da geniş bir külliyat bırakan münzevilerdendir. Manastır çevrelerinden Athanasius’un yazdığı Vita Antonii gibi biyografik eserler de vardır. Mısır manastır ruhunu yansıtan önemli eserlerden biri V. yüzyıl civarında derlenmiş olan Babaların Söyleşileri adlı eserdir. V. yüzyılın ilk yarısında İskenderiye okulunun yanında, fakat ona zıt olarak Antakya okulu parladı. İskenderiye okulunun batıni yapısına karşılık Antakya okulu Kitab-ı Mukaddes’i literal anlamda yorumluyordu. Antakya okulunun gerçek kurucusu olan Tarsuslu Diodore’ye ait pek çok çalışma vardır.

IV. yüzyıla doğru gelişen bir başka literatür Urfa ve Nusaybin merkezli Süryani hıristiyan literatürdür. İlk büyük Süryani babası Aphraates’ten günümüze yirmi üç çalışma kalmıştır. Diğer önemli isim Suriyeli Ephraem’dir. Ona ait çok sayıda eser arasında tefsirler, ilahiler ve apolojiler de bulunmaktadır. Ephraem’in ölümünden sonra Urfa okulu İbas’ın katkısıyla Antakya okulunun anlayışına yaklaştı. Urfa Piskoposu Rabbula ise Antakya teolojisinden ziyade İskenderiye teolojisine kaydı. Onun çok sayıda mektubu ve ilahisiyle Nestorius’a karşı bir vaazı ve çevirileri vardır. Yine Urfalı bir yazar olan Narses Nestûri kilisesinin önemli teologlarından biri olup içinde tefsir ve vaazlarla ilahilerin de bulunduğu çok sayıda eser yazmış, ancak bunlar günümüze ulaşmamıştır. V. yüzyılın ikinci yarısında Urfa’da çalışan Mabbuğlu Philoxenus ise bir monofizittir ve ona ait on üç vaaz ile Kitab-ı Mukaddes’in Süryanice tercümesinin gözden geçirilmiş bir çevirisi bilinmektedir.

428’den itibaren Doğu’da ve Batı’da ağırlık kazanan Kristolojik (isa merkezli) tartışmalara paralel olarak patristik literal çalışmalar da genellikle Nestûriler ve Kadıköy Konsili taraftarları arasında isa’nın kişiliği konusunda yapılan tartışmalardan oluşmuştur. Aynı dönemde Latin literatürü Grek literatüründen daha geri idi. IV. yüzyıldaki en önemli isim, astroloji eserleri ve apolojileri de bulunan Julius Firmicus Maternus’tur. Patristik dönem Avrupa’sında ilk önemli çalışmaları yapanlardan biri Poitiersli Hilary’dir. Diğer önemli isimlerden Milanlı Ambrosa iyi bir hatip ve apolojistti. Jerome ise Kitab-ı Mukaddes uzmanı olup Kitab-ı Mukaddes’i Latince’ye tercüme etmiş, ayrıca çok sayıda polemik kaleme almıştır. Fakat bu dönemin en önemli filozofu şüphesiz Augustine’dir; onun en iyi bilinen eserleri olan Confessiones ile De Civitate Dei hıristiyan teolojisinin en meşhur klasikleridir. VI. yüzyıl Latin patristik literatürünün nihai safhası olup bu dönemin en önemli şahsiyetleri filozof ve devlet adamı Boethius ile yazar, edebiyatçı, filozof Cassidorus ve güçlü bir şair olan Venantius Fortunatus’tur.

Patristik literatür Grek dünyasında daha uzun sürmekle birlikte V. yüzyılın ikinci yarısından sonra Doğu’da bir durgunluk başladı. Buna rağmen teoloji alanında Bizanslı Leontius kayda değer çalışmalar yapmıştır. VII ve VIII. yüzyıllardan itibaren Doğu Hıristiyanlığı’nda patristik literatürün son iki ismi, kendisine mistik ağırlıklı eserler atfedilen Dionysius Areopagite ile İslam coğrafyasında yaşamış olan Yuhanna ed-Dımaşkī’dir. Yuhanna’nın en önemli eserlerinden biri Pege gnoseos’tur (hikmet kaynağı). Üç bölüme ayrılan bu eserin ilk bölümü felsefe, ikinci bölümü heretikler, üçüncü bölümü Ortodoks imanıyla ilgilidir. İslam’a yönelik eleştiriler kitabın ikinci bölümünde yer alır. Ayrıca onun hıristiyan inancına yönelik, heretik hıristiyan mezheplerini eleştiri mahiyetinde kaleme aldığı çok sayıda çalışmasının olduğu bilinmektedir.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi