Hıristiyanlık Tarihi

Ana Sayfa Dünya Dinleri Ortadoğu Dinleri Hıristiyanlık Hıristiyanlık Tarihi Hz.İsa'dan Sonra Hıristiyanlığın İlk Dönemleri (30-313)

Hz.İsa'dan Sonra Hıristiyanlığın İlk Dönemleri (30-313)

Hz.İsa'dan Sonra Hıristiyanlığın İlk Dönemleri (30-313)
Yazan : @Dünya Dinleri Tarih : Kategori : Hıristiyanlık Tarihi Yorumlar : 0 Okunma : 3951 Beğen : 0

Hz. İsa’dan sonra Hıristiyanlık yahudi olmayanlar arasında da yayıldı; bu da iki ayrı grubun, yahudi menşeli hıristiyanlarla putperest menşeli hıristiyanların oluşmasıyla neticelendi. “Yahudi menşeli hıristiyanlar” tabiri geniş anlamda, gerek Kudüs ve Filistin’de gerekse Diaspora’da yaşayan yahudi ırkından gelen hıristiyanları, dar anlamda ise özellikle Kudüs ve Filistin kiliselerine mensup hıristiyanları ifade eder. Bunlar, Hz. İsa’nın mesajını benimseyen ve onun İsrail Krallığı’nı tesis için yeniden gelmesini bekleyen, ancak Tevrat’ı kabul edip yahudi şeriatı üzere yaşayan hıristiyanlardı. “Putperest menşeli hıristiyanlar” tabiri ise yahudilerin dışında başka ırk ve dinlere mensupken hıristiyan olanları ifade etmektedir. Liderliğini Pavlus’un yaptığı bu hareketin mensupları, Kudüs Havariler Konsili kararlarıyla bazı kuralların dışında yahudi şeriatından muaf tutulmuştur.

Helenistik eğilimli Pavlusçu Hıristiyanlık Gentile topraklarında hızla yayılmaya devam etti. Kudüs’te yahudi kökenine bağlı hıristiyan cemaat varlığını bir müddet daha sürdürdü. Bu cemaatin başında, İnciller’de İsa’nın kardeşi olarak geçen (Matta, 13/55; Markos, 6/3) Ya‘kūb (Jacques) bulunuyordu. Ya‘kūb liderliğindeki yahudi-hıristiyanlar 57’de yahudilerin Romalılar’a karşı başlattığı isyana ve 66’da Romalılar’la yahudiler arasında patlak veren savaşa katılmamışlardır. Kudüs’ün 70 yılında Romalılar’ın eline geçmesinden kısa bir müddet önce yahudiler Ya‘kūb’u öldürdüler (IDB, II, 793 dunyadinleri.com). Yakub’a bağlı hıristiyanlar Ürdün’deki Pella şehrine çekildiler. Havariler döneminin sonunda birçok gruba bölünen bu cemaat, Ebioniler (Ebionites “fakirler”) adı altında yaklaşık VI. yüzyıla kadar varlığını sürdürdü. Kilisenin uydurma ilan ettiği pek çok gelenekte Ebioniler’in derin izleri vardır. Ebioniler’in elindeki İnciller kanonik İnciller’den oldukça farklı olup erken Hıristiyanlık düşüncesini yansıtır.

Hıristiyanlığın asıl gelişmesi Avrupa coğrafyasında oldu; Pavlus’un liderliğini yaptığı Gentile Hıristiyanlığı, milattan sonra I. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa’da köylü ve köleler arasında hızla yayılmaya başladı. Bunun sebebi, Hıristiyanlık’taki kurtuluş doktrininin ezilen bu sınıfların ilgisini çekmesiydi. Öte yandan milattan önce III. yüzyıldan beri Avrupa’daki halklar arasında yaygınlaşmaya başlayan Doğu’nun sır dinleri, yeniden dirilen İsa motifini kullanan Hıristiyanlığın benimsenmesini kolaylaştırdı. dunyadinleri.com Üst sınıflardan Hıristiyanlığı kabul edenler ise Roma vatandaşı olma avantajlarını kullanarak yeni dinin yayılmasında öncü rolünü üstlendiler. Bütün bu gelişmelere rağmen Hıristiyanlık IV. yüzyıla kadar bir yer altı hareketi olma özelliğini sürdürdü.

Yaygın olarak kabul edilmeye başlandığı dönemden itibaren kardeşlik ve eşitlik söylemiyle Roma İmparatorluğu’nun sosyal yapısını altüst etme eğilimine giren Hıristiyanlık, ilk büyük zulmü Neron’un tahtta bulunduğu süre içinde (54-68) gördü. Neron ile başlayan nefret ve zulüm kampanyaları Hıristiyanlığı daha da güçlendirdi. Hıristiyanlık Neron döneminden itibaren örgütlü bir hareket haline dönüştü. 81 yılından sonra Roma tahtına oturan Titus Flavius Domitian, yahudilerle birlikte hıristiyanlara karşı yok etme operasyonunu hızlandırdı. Yeni Ahid’deki Vahiy kitabının bu dönemdeki hıristiyanları teselliye yönelik bir mesaj olarak yazıldığı kabul edilmektedir.

249’da Roma imparatoru olan Decius, resmi devlet kültünü güçlendirmek amacıyla bütün hıristiyanlardan imparator adına kurban sunmalarını istedi. 250’de Roma Piskoposu Fabian öldürüldü. Hıristiyanların zorla Roma dinine döndürülme işlemi kısmen başarıya ulaştı ve bazı cemaatler putperest oldular veya öyle göründüler. 284-305 yılları arasında imparatorluk yapan Diocletian baskıcı politikayı sürdüren dört ferman yayımladı. Bu fermanlardan ilki kiliselerin ve kutsal yazıların yakılmasını, diğerleri, din adamlarını ve inanan herkesin kontrol altına alınmasını temin edecek emirleri içeriyordu. Rivayete göre Circis imparatoru tek Allah’a inanmaya davet etmiş, bu sebeple de işkencelere maruz kalmıştır. Diocletian’dan sonra tahta geçen Galerius döneminde son defa şiddetli zulümlere maruz kalan hıristiyanlar Galerius’tan sonra imparator olan Konstantin ile birlikte rahatlama dönemine girdi.



Yazar Hakkında

  • @Dünya Dinleri

    @Dünya Dinleri

    Bırakın Fikirleriniz Özgür Kalsın ! https://www.alternatifforum.org

    Dunyadinleri.Com Yöneticisi