Falun Dafa Hareketleri

Falun Dafa Hareketlerinin Mekaniği ve İlkeleri

Falun Dafa Hareketlerinin Mekaniği ve İlkeleri
Yazan : Semra ... Tarih : Kategori : Falun Dafa Hareketleri Yorumlar : 0 Okunma : 3022 Beğen : 0

Falun Dafa Hareketlerinin Mekaniği ve İlkelerini hareket grupları altında tek tek inceleyelim ;

1. Birinci Takım Hareketler

Birinci takım hareketler, Buda'nın Bin Eli Göstermesi olarak adlandırılır. Bu isimden de anlaşılacağı gibi, bu bin kollu Buda'nın ya da bin kollu Bodhhisatva'nın kollarını esnetmesi gibidir. Tabii ki, bizim bin tane hareketin hepsini yapmamız imkânsızdır - onların hepsini hatırlayamazsınız ve onları yapmak sizi tüketir. Böyle bir fikri temsil etmek için, bu takım hareketlerde sadece sekiz basit ve temel hareketi kullanırız. Basit olmasına rağmen, bu sekiz hareket, vücutlarımızdaki yüzlerce enerji kanalının açılmasını sağlar. Size bir şey açıklayayım: Neden biz daha başlangıçta bizim uygulamamızın çok yüksek bir seviyede başlamış olduğunu söylüyoruz? Çünkü biz, sadece bir veya iki enerji kanalını ya da Ren ve Dumai enerji kanallarını veya Qiji-sekiz enerji kanalını açmayız. Onların yerine, bütün enerji kanallarının hepsini başlangıçtan itibaren açarız ve böylece bütün enerji kanalları aynı anda hareket ederler.

Egzersizleri yaparken vücudunuzu gerip gevşetmeniz gereklidir. . Eller ve bacaklar iyi koordine edilmeye ihtiyaç duyarlar. Germe ve gevşemeyle, vücuttaki enerjinin tıkandığı bölgelerin hepsi açılabilir. Tabii ki, eğer vücudunuza bir takım mekanizmaları yerleştirmemiş olsaydım bu hareketlerin hiçbir etkisi olmazdı. Gerildiğiniz zaman, tüm vücudu aşamalı olarak sınırlarına kadar gerilir - ta ki kendinizi sanki iki insana bölünüyormuş hissettiğiniz noktaya kadar. Vücut kendinizi çok uzun ve genişmişsin gibi hissettiğiniz noktaya kadar gerilir. Hiçbir düşünce kullanılmaz. En son sınıra kadar gerildikten sonra, vücut bir anda gevşetilir - sınıra kadar gerildiğiniz zaman hemen bir anda gevşemelisiniz. Böyle bir hareketin etkisi, havayla doldurulan bir deri çanta gibidir: sıkıştırıldığı zaman, hava dışarı fışkırır ve el çantadan kalktığında, hava içeri geri çekilir ve yeni enerji içeri alınır. İşte bu Mekanizmanın çalışması ile, vücudun tıkanan bölgeleri açılır.

Vücudu gererken, ayak tabanları yere sağlam bir şekilde bastırılır ve kafayı yukarı doğru itmek için güç kullanılır. Bu sanki vücuttaki bütün enerji kanallarını açılana kadar gerip ardından bir anda gevşetmek gibidir - gerildikten sonra, hemen gevşemelisiniz. Bütün vücut, bu tip bir hareketle tamamen ve hemen açılır. Tabii, aynı zamanda vücudunuza çeşitli mekanizmaları yerleştirmeliyiz. Kollar gerilirken, yavaş yavaş ve güç uygulayarak sınıra ulaşılana kadar gerilir. Tao Okulu, enerjinin nasıl üç yin ve üç yang enerji kanalından hareket ettirileceğini öğretir. Gerçekte, sadece üç yin ve üç yang enerji kanalı yoktur, ama kollarda aynı zamanda çapraz bir şekilde kesişen yüzlerce enerji kanalı vardır. Onların hepsinin tıkanıklıklarının gerilerek açılması gerekir. Biz uygulamamızın başlangıcında bütün enerji kanallarını açarız. Sıradan xiulian uygulaması yöntemleri arasında gerçek olanlar - bunlar qi alıp vermeyi içermez - bir enerji kanalı yoluyla yüzlerce enerji kanalının açılması yöntemini kullanır. Bu uygulamaların bütün enerji kanallarını açması için çok uzun bir zaman ve sayısız yıllar gerekir. Bizim uygulamamız daha başlangıçta direk olarak bütün enerji kanallarının hepsini açmayı hedefler ve bu sayede, biz çok yüksek bir seviyede uygulama yapmaya başlarız. Herkes bu önemli noktayı kavramalıdır.

Şimdi, ayakta durma pozisyonu hakkında konuşacağım. İki ayağınız omuz ile aynı genişlikte açılmış olarak doğal bir şekilde ayakta durmanız gerekir. Biz burada dövüş sanatları ile uğraşmadığımız için ayaklarımız birbirine paralel olmak zorunda değildir. Birçok uygulama yönteminin ayakta durma şekillerinin kaynağı dövüş sanatlarının 'At Duruşu'ndan gelmektedir. Buda Okulunda, bütün yaşamların kurtarılması gerektiği öğretildiği için, ayaklarınız her zaman içeriye doğru dönmemelidir. Dizler ve kalçalar gevşemiş bir pozisyonda tutulup, bacaklar hafifçe kırılmalıdır. Dizler hafifçe kırıldığı zaman, oradaki enerji kanalları açıktır, düz bir şekilde durduğunuzda ise, orada enerji kanalları katı ve tıkanmıştır. Vücut dik ve gevşek bir şekilde tutulur. İçinizde dışınıza kadar, aşırı bir şekilde gevşek olmamak kaydı ile, tamamen gevşemiş bir durumda olmalısınız. Baş ta aynı zamanda dik durmalıdır.

Beş takım hareketi yaparken gözler kapalıdır. Ama hareketleri öğrenirken, hareketleri doğru yapıp yapmadığınızı görmek için gözlerinizi açık tutmalısınız. Hareketleri öğrendikten ve onları tek başınıza yapmaya başladıktan sonra, egzersizler kapalı gözler ile yapılmalıdır. Dilinizin ucu damağınıza dokunur ve üst ve alt dişlerin arasında biraz boşluk bırakılarak dudaklar kapatılır. Dilin ucunun neden üst damağa dokunması gerekir? Sizin de bildiğiniz gibi, gerçek bir uygulamada, sadece yüzeysel kozmik dolaşım hareket halinde değildir fakat aynı zamanda vücut içindeki dik ve yatay şekilde kesişen tüm enerji kanalları hareket halindedir. Sadece cilt yüzeyinde değil, iç organlarda ve iç organların arasındaki boşluklarda da enerji kanalları vardır. Ağız içi boştur ve bu yüzden, içerde bir köprü oluşturmak için dilimizi kullanırız, böylece enerji kanallarının dolaşımı esnasında enerji akışı kuvvetlenir ve dil enerji akışının dolaşımını sağlamak için bir devre oluşturur. Kapalı dudaklar ise cilt yüzeyinden enerji akışının dolaşımını sağlamak için bir dış köprü oluşturur. Biz, üst ve alt dişlerin arasında bir boşluğu neden bırakırız? Çünkü hareket esnasında eğer dişler sıkılırsa, enerji dolaşımı dişlerin daha da fazla kenetlenmesine yol açar. Vücutta hangi parça gerginse, orası tam olarak dönüştürülemez. Bu yüzden, vücuttaki gevşememiş her hangi bir parça bu dönüşümün dışında bırakılır ve o parça geliştirilemez ve evrimleştirilemez. Eğer üst ve alt dişlerin arasında bir boşluk bırakılırsa, orası gevşeyebilir. Bunlar, hareketler için temel gereksinimlerdir. Diğer takım hareketlerde de daha sonra tekrarlanan üç geçiş hareketimiz bulunmaktadır. Şimdi burada onları açıklamak istiyorum.

Liangshou Heshi (Ellerin göğsün önünde birleşmesi). Heshi'yı yaparken, kollar ile düz bir çizgi oluşturulur ve dirsekler havada asılı bir şekilde tutulur ve böylece koltuk altlarının açık bir halde kalması sağlanır. Eğer koltuk altları sıkıca bastırılırsa, enerji kanalları orada tamamen tıkanır. Parmak uçları göğsün önüne kadar, yüzün önüne gelmeyecek şekilde yukarı kaldırılır. Avuç içleri arasında küçük bir boşluk bırakılarak, avuç içlerinin tepeleri olabildiğince birbirine bastırılır. Herkes bu pozisyonu hatırlamalıdır çünkü bu birçok defa tekrarlanan bir harekettir.

Diekou Xiaofu (Ellerin karnın önünde çaprazlanması). Dirsekler asılı durumda tutulmalıdır. Hareketler boyunca, dirsekleri dışarıda tutmalısınız. Bunu iyi bir sebep ile vurguluyoruz: Eğer koltukaltları açık değilse, enerji engellenecek ve bu bölümden akması mümkün olmayacaktır. Bu pozisyonu yaparken, erkeklerin sol eli, kadınların ise sağ eli içtedir. Ellerin arasında bir avuç içi genişliği bulunmalı ve eller birbirlerine dokunmamalıdır. İçteki el ve vücut arasında ve iki avuç içi kadar mesafe bırakılmalı ve elin vücuda temas etmesine izin verilmemelidir. Bunun sebebi nedir? Bildiğimiz gibi, vücutta birçok iç ve dış kanallar bulunmaktadır. Bizim uygulamamızda, onların açılması ve özellikle her iki eldeki Laogong akupunktur noktasının için Falun'a güveniriz. Gerçekte, Laogong noktası sadece bizim etten vücudumuzda var olan bir nokta değil fakat vücudumuzun, diğer bütün boyutlarda da bulunan varoluş biçimlerine ait bir alandır. Bu çok geniş bir alandır ve etten vücudumuzun ellerinin yüzeyini aşar. Onun bütün alanlarının açılması gerekir ve biz bunu yapmak için Falun'a güveniriz. Ellerin ayrı tutulmasının sebebi budur çünkü her iki elin üzerinde dönen Falunlar vardır. Hareketlerin sonunda eller karnın önünde çaprazlanırken, ellerde taşınan enerji çok büyüktür. Diekou Xiaofu'nun başka bir amacı da, karnın altındaki Falun'u ve Dantian alanını kuvvetlendirmektir. Bu alanda birçok, on binlerce hatta daha fazla şeyler geliştirilir.

Jie Dinyin olarak adlandırılan başka bir pozisyon daha vardır. Biz ona kısaca Jieyin (ellerin birleştirilmesi) deriz. Üst üste gelen bu el hareketine bakarsanız rastgele bir şekilde yapılmadığını görürsünüz. Başparmaklar oval bir şekil oluşturmak için yukarı kaldırılmıştır. Parmaklar, alt elin parmakları üst elin parmaklarının arasındaki boşluklara karşılık gelecek şekilde hafifçe birleştirilir. Hareket bu şekilde yapılmalıdır. Jieyin yaparken, erkekler için sol el, kadınlar içinse sağ el üsttedir. Bunun sebebi nedir? Çünkü erkek vücudu saf yang, kadın vücudu ise saf yin'dir. Yin ve yang dengesine ulaşmak amacıyla, erkek yang'ı bastırmalı ve yin'e hareket sağlamalı, kadın ise yin'i bastırıp yang'a hareket sağlamalıdır. Hareketlerin bazıları bu yüzden, erkekler ve kadınlar için farklıdır. Jieyin yaparken, dirsekler asılı tutulmalıdır - dirsekler dışarı doğru durmalıdır. Herkesin bildiği gibi, Dantian'in merkezi, göbeğin iki parmak altındaki genişliktir. Bu, aynı zamanda bizim Falun'umuzun da merkezidir. Bu yüzden birleştirilen eller (Jieyin), Falun'u tutmak için biraz aşağıda durmalıdır. Bazı kişiler vücudu gevşetirken, sadece elleri gevşetirken bacakları gevşetmez. Bacaklar ve eller eş zamanlı olarak gerilip gevşemek için koordine edilmelidir.

2. İkinci Takım Hareketler

İkinci takım hareketler, Ayakta Falun Duruşu olarak adlandırılır. Hareketleri dört adet Falun'u tutma pozisyonundan oluştuğu için, oldukça basittir. Bu hareketleri öğrenmek kolaydır ama bu egzersiz çaba ve dayanıklılık gerektiren bir egzersizdir. Neden dayanıklılık gerektirir. Çünkü bütün ayakta duruş hareketleri uzun bir zaman hareketsiz durmayı gerektirir. Eller, uzun bir süre yukarıda tutulduğu için kollarınız ağrıyacaktır. Bu nedenle hareketler dayanıklılık gerektirir. Ayakta duruş şekli birinci takımdaki hareket ile aynıdır, ancak gerilme yoktur ve sadece gevşemiş bir vücut ile ayakta durulur. Dört temel pozisyonun hepsi Falun'u tutmak üzerinedir. Basit olmalarına rağmen - sadece dört temel hareket - bu uygulama bir Yüce Yol uygulamasıdır ve bu her hareket sadece tek bir olağanüstü yeteneği geliştirmek veya önemsiz bir şeyi geliştirmek için yapılmaz; her hareket birçok şeyi içerir. Her bir şeyin gelişimi için ayrı ayrı hareketlerin yapılması mümkün değildir. Size şunu söyleyeyim ki, benim karnınızın altına yerleştirdiğim ve bizim uygulama yöntemimizde geliştirdiğimiz şeyler sayıca yüz binleri bulur. Sadece bir düşünün, eğer onlardan her birini geliştirmek için ayrı ayrı hareketler kullanılsaydı yüz binlerce hareket yapmak gerekecekti ve siz bunları bir gün içerisinde bile tamamlayamayacaktınız. Onları yaparken kendinizi oldukça tüketecek ve belki de onların tamamını hatırlayamayacaktınız.

"Yüce bir yol, son derece basit ve kolaydır." diye bir deyiş vardır. Egzersizler bir bütün olarak tüm bu şeylerin dönüştürülmesini düzenler. Bu yüzden sakin durumdaki hareketleri yaparken hiçbir hareketin bulunmaması daha da iyi olurdu. Ama basit hareketler de, bütün olarak birçok şeyin aynı anda dönüşümünü kontrol edebilir. Hareketler ne kadar basit olursa, dönüşüm daha tamamlayıcı olacaktır. Çünkü onlar geniş çapta dönüşümü kontrol edebilirler. Bu takım hareketlerde Falun'u tutan dört pozisyon bulunur. Falun'u tutma sırasında, hepiniz kollarınızın arasında büyük bir Falun'un döndüğünü hissedeceksiniz. Hemen hemen her uygulayıcı bunu hissedebilir. Ayakta Falun Duruşu'nu yaparken kötü ruhlar tarafından yönetilen uygulamalarda olduğu gibi sallanmanız ve sıçramanız yasaktır. Sallanmak ve sıçramak iyi değildir. Şimdiye kadar, bunun gibi sallanan ve sıçrayan herhangi bir Buda, Tao ya da bir ölümsüz gördünüz mü? Hiçbiri böyle bir şey yapmaz.

3. Üçüncü Takım Hareketler

Üçüncü takım hareketler İki Evrensel Uç Arasında Dolanım olarak adlandırılır. Bu takım hareketler de oldukça basittir. İki Evrensel Uç Arasında Dolanım, adından da anlaşılacağı gibi, iki evrensel "uca" enerji gönderilmesidir. Bu sınırsız evrenin iki uç noktasının uzaklığı hayal gücünüzün bile ötesindedir ve bu yüzden hareketlerde, zihinsel faaliyetleriniz kullanılmaz. Biz mekanizmaları takip ederek hareketleri gerçekleştiririz. Bu yüzden eliniz, vücudunuza yerleştirdiğim "mekanizmalar" ile beraber hareket ettirilir. Birinci takım hareketlerde de bu tür mekanizmalar bulunmaktadır. Bunlardan size ilk günden bahsetmedim çünkü hareketleri iyice öğrenmeden önce, bu hissi hissetmeye çalışmamalısınız . Ayrıca onların hepsini hatırlayamamanızdan da endişelendim. Gerçekte, gerilip gevşediğinizde, kollarınızın otomatik olarak kendi kendilerine geri döndüğünü fark edeceksiniz. Bu, Tao Okulunda El Kaydırma Mekanizmaları olarak bilinen vücudunuza yerleştirdiğim "mekanizmalar" sayesinde olur. Bir hareketi bitirdiğinizde, elinizin otomatik olarak bir sonraki hareketi yapmak için dışarı doğru kaydığını fark edeceksiniz. Bu his aşamalı olarak, hareketlerinizin süresi uzadıkça daha belirgin hale gelecektir. Bu mekanizmaların hepsi, ben onları size verdikten sonra, kendi kendilerine dönerler. Gerçekte gong, siz hareketleri yapmadığınız zaman dahi, Falun mekanizmaları sayesinde sizi geliştirmektedir. Birinci takım hareketlerden sonraki bütün hareketlerde de bu mekanizmalar bulunmaktadır. Bu takım hareketlerin duruşu, Ayakta Falun Duruşu ile aynıdır. Gerilme hareketi yoktur, sadece gevşemiş bir şekilde ayakta durulur. Ellerin iki tip hareketi vardır. Birincisi, "Danshou Chong Guan" (tek eli aşağı yukarı kaydırma) hareketidir ve bir el yukarı uzatılırken diğer el aşağı doğru kayar ve daha sonra, yukarı uzatılan el aşağı doğru kayarken aşağı kayan el yukarı doğru uzatılır. Hareketler böyle tekrarlanır. Her elin bir aşağı ve yukarı hareketi bir kez olarak sayılır ve bu hareket toplam dokuz defa tekrarlanır. Hareket sekiz buçuk defa tekrarlandıktan sonra, aşağıdaki el yukarı kaldırılır ve "Shuangshou Chong Guan" (iki elin eş zamanlı aşağı yukarı kaydırılması) hareketi başlar. Bu hareket de dokuz defa yapılır. Eğer ilerde bir kişi hareketlerin miktarını arttırmak ve onları daha fazla yapmak isterse, o zaman on sekiz defa ya da bu sayının dokuzun katı olmasına dikkat etmelidir. Çünkü mekanizmalar, dokuzuncu defadan sonra değişir; mekanizma dokuzuncu kerede sabitlenmiştir. Gelecekte hareketleri yaparken sürekli hareketleri sayamazsınız. Mekanizmalar çok kuvvetlendiğinde, dokuzuncu defada hareketlere kendileri son verecektir. Mekanizmalar otomatik olarak değiştikleri için, iki eliniz hemen birbirine yakınlaşacaklardır. Bu yüzden, siz hareketlerin sayısını saymak zorunda değilsiniz ve dokuzuncu kaydırma hareketini bitirdikten sonra ellerinizin Falun'u döndürmek için yönlendirileceği garantidir. Gelecekte, egzersizleri hiçbir düşünsel niyete sahip olmadan yapmanız gerektiği için hareketleri sürekli saymamalısınız. Çünkü düşünsel bir niyete sahip olmakta bir takıntıdır. Yüksek seviyedeki xiulian uygulamasında hiçbir zihinsel faaliyet yoktur ve tamamen düşünsel niyetten bağımsız bir durumdadır. Tabii ki, hareketleri yapmanın kendisinin niyet ile dolu olduğunu söyleyen kişiler de vardır. Bu, yanlış bir anlayıştır. Eğer hareketlerin niyetle dolu olduğu söylenirse, o zaman Budalar tarafından yapılan el işaretlerine veya Zen Okulu'nda veya tapınaklarda keşişler tarafından yapılan meditasyona ya da ellerin birleştirilmesine (Jieyin) ne demelidir? Bu niyete sahip olma anlayışı, kaç tane el işareti veya hareket olması gerektiğinden bahsediyor mu? Ya da hareketlerin sayısı bir kişinin niyetinin olup olmamasını belirler mi? Daha fazla hareket varsa daha fazla takıntı daha az hareket varsa daha az takıntı olması gibi bir şey söz konusu olabilir mi? Burada söz konusu olan hareketlerin sayısı değildir, bundan ziyade bir kişinin zihninin takıntıya sahip olup olmadığı ve bırakamadığı şeylerin olup olmadığıdır. Yani önem taşıyan zihindir. Biz hareketlerimizi mekanizmaları izleyerek ve yavaş yavaş niyetler tarafından yönlendirilen düşünme şeklimizden kurtularak ve düşüncesiz bir duruma ulaşarak yaparız.

Ellerin yukarı ve aşağı doğru kaydırılması esnasında, vücutlarımızda özel bir dönüşüm sağlanır. Bu arada, başımızın tepesindeki kanallar açılacak, bu Başın Tepesinin Açılması olarak adlandırılır. Aynı zamanda, ayaklarımızın altındaki kanallar da açılacak. Ayaklarımızın altındaki kanallar, gerçekte bir alandır ve sadece Yongquan akupunktur noktasından ibaret değildir. İnsan vücudu diğer boyutlarda farklı varoluş biçimlerine sahip olduğundan, siz hareketleri yaptıkça vücutlarınız da sürekli olarak genişleyecek ve gongunuzun hacmi de devamlı olarak daha da geniş bir hale gelecektir ki sizin insan vücudunuzun [diğer boyutlardaki vücudunuz] ebadını aşacaktır.

Hareketleri yaparken, başınızın tepesinde Başın Tepesinin Açılması durumu meydana gelecektir. Bizim bahsettiğimiz Başın Tepesinin Açılması, Tantrizm'de bahsedilen Başın Tepesinin Açılması ile aynı değildir. Tantrizm Okulu'nda bahsedilen, bir kişinin Baihui akupunktur noktasının açılması ve buraya bir "Şanslı Saman" sokulmasıdır. Bu Tantrizm Okulu'nda öğretilen bir xiulian uygulaması yöntemidir. Bizim bahsettiğimizin Başın Tepesinin Açılması farklıdır. Bizim bahsettiğimiz, evren ile beynimiz arasında iletişim kurulması ile ilgilidir. Herkes, genel Budist xiulian uygulamasının da Başın Tepesinin Açılması durumuna sahip olduğunu bilir ama bu çok seyrek olarak açıklanır. Bazı uygulamalar başın tepesinde ince bir yarık açılmasını bir başarı olarak görürler. Aslında, hala kat edecek çok yolları vardır. Öyle ise, gerçek Başın Tepesinin Açılmasına, ne dereceye kadar ulaşmak gerekir? Bir kişinin kafatası tamamen açılmalı ve sonsuza kadar otomatik açılıp kapanma durumunda kalmalıdır. Beyin daima muazzam evren ile haberleşir bir durumda kalacaktır. Böyle bir durum vardır ve işte bu durum gerçek başın Başın Tepesinin Açılmasıdır. Tabii ki biz, bu boyuttaki kafatasından söz etmiyoruz - bu çok korkutucu olurdu. Bu, diğer boyuttaki kafatasıdır.

Bu takım hareketleri de yapmak çok kolaydır. Gerekli ayakta duruş pozisyonu, önceki iki takım hareket ile aynıdır fakat birinci takım hareketlerde olduğu gibi gerilme yoktur ve daha sonraki hareketlerde de gerilme hareketi bulunmamaktadır. Tamamen gevşemiş bir şekilde durulması gerekir ve bu duruş korunmalıdır. Eller aşağı, yukarı kaydırıp uzatılırken, herkes ellerinin mekanizmaları takip etmesini sağlamlıdır. Aslında, birinci takım hareketlerde de elleriniz mekanizmalar doğrultusunda kaymaktadır. Siz gerilmeyi bitirip vücudunuzu gevşettiğinizde, eliniz otomatik olarak kendi kendine Heshi pozisyonuna gelir. Vücutlarınıza bu tip mekanizmalar yerleştirildi. Biz bu mekanizmaları güçlendirmek için hareketleri mekanizmalar doğrultusunda yaparız. Sizlerin kendi kendinize gong geliştirmeye ihtiyacınız yoktur çünkü mekanizmalar bu rolü üstlenir. Siz sadece mekanizmaları güçlendirmek için egzersizleri yaparsınız. Bu hayati noktayı kavradığınız andan itibaren onların varlığını hissedeceksiniz ve hareketleri doğru olarak yapacaksınız. Eller ile vücut arasındaki mesafe 10cm'den fazla olmamalıdır. Mekanizmaların varlığını hissetmek için elleriniz bu mesafe aralığında kalmalıdır. Bazı kişiler tamamen gevşeyemediklerinden, onları hiçbir şekilde hissedemezler. Onları ancak hareketleri bir süre yaptıktan sonra yavaş yavaş hissedeceklerdir. Hareketler esnasında, ne qi'yi yukarı doğru çekmeye çalışmak gibi bir niyetimiz vardır ne de qi'yi içeriye doğru doldurma ya da basma kavramı vardır. Avuç içleri her zaman vücuda dönük olmalıdır. Yalnız bir şey vardır: Bazı kişiler, elleri vücutlarına yakın hareket edebilirler, ama yüze dokunmaktan korktuklarından, yüzlerinin önünden geçerken ellerini yüzden fazla uzağa kaydırırlar. Ellerin yüzden fazla uzakta olmaması gerekir. Elleriniz, yüzünüze ve vücudunuza yakın olarak yukarı aşağı doğru hareket etmelidir fakat kıyafetlerinize dokunacak kadar yakın olmamalıdırlar. Herkes, bu önemli noktayı takip etmelidir. Tek elli yukarı aşağı kaydırma hareketinde, eğer hareketi doğru yapıyorsanız, eliniz yukarıdayken avuç içiniz her zaman içeriye doğru bakacaktır. Tek elli yukarı aşağı kaydırma hareketini yaparken, dikkatinizi sadece yukarıdaki ele vermeyin. Yukarı doğru ve aşağı doğru kaydırma hareketleri eş zamanlı bir şekilde yapıldığı için aşağıdaki elinizde pozisyonuna gelmelidir. Eller eş zamanlı olarak aşağı ve yukarı kayarlar ve aynı zamanda pozisyonlarına ulaşırlar. Eller göğüs bölgesinden geçerken üst üste binmemelidir, yoksa mekanizmalar zarar görür. Eller, her el sadece vücudun kendine ait tarafını kapsam altına alacak şekilde ayır tutulmalıdır. Kollar düz tutulmalıdır ama onların düz olması gevşek olmadıkları anlamına gelmez. Hem kollar hem de vücut gevşetilmelidir ama kollar düz tutulmalıdır. Eller, mekanizmalarla beraber hareket ettiğinden, mekanizmaların varlığını ve bir kuvvetin parmaklarınızı yukarı doğru çektiğini fark edeceksiniz. İki elli yukarı aşağı kaydırma hareketini yaparken, kollar biraz açılabilir ama enerji yukarı doğru hareket ettiğinden birbirinden fazla ayrılmamalıdır. İki elli yukarı aşağı kaydırma hareketini yaparken buna özellikle dikkat edilmelidir. Bazı kişiler, sözde qi'yi tutup, başın üstünden içine doldurmaya alışmışlardır. Bu kişiler ellerini aşağı kaydırırken avuç içleri her zaman aşağı, yukarı doğru kaldırırken avuç içleri her zaman yukarı doğru bakar şekilde hareket ettirirler. Bu iyi değildir.

Avuç içleri vücuda bakmalıdır. Hareketler, aşağı yukarı doğru kaydırma olarak adlandırılmasına rağmen, onlar aslında size verilen mekanizmalar tarafından yapılırlar ve mekanizmaların böyle bir rolü vardır. Hiçbir zihinsel faaliyetleri yoktur. Beş takım hareketlerin hiçbirinde zihinsel faaliyet yoktur. Üçüncü takım hareketlerle ilgili olarak şöyle bir şey vardır: Hareketleri yapmadan önce, kendinizin boş bir varil veya iki boş varil olduğunu hayal edin. Bu, size enerjinin engelsiz bir şekilde akacağı düşüncesini vermek içindir. Bu, esas amaçtır. Eller, lotus avuç duruşundadır.

Şimdi, Falun'u elinizle döndürmek ile ilgili konuşacağım. Onu nasıl döndürürsünüz? Neden Falun'u döndürmeliyiz? Bizim egzersizler yoluyla dışarı attığımız enerji, iki kutba ulaşarak, inanılmaz derecede uzağa ulaşır fakat hiçbir düşünce kullanılmaz. Bu, "cennetten yang qi ve dünyadan yin qi toplamak" olarak bilinen ve dünyanın sınırları dahilinde kalan sıradan uygulamalardan farklıdır. Bizim egzersizimiz, enerjimizin dünyanın sınırlarını aşarak evrenin kutuplarına ulaşmasını sağlar. Zihniniz bu kutupların ne kadar uçsuz bucaksız ve uzak olduğunu hayal edemez, o gerçekten idrakin ötesindedir. Size, onu hayal etmek için tam bir gün verilse bile, evrenin büyüklüğünü ve sınırının nerede olduğunu kavrayamazsınız. Hiçbir şekilde sınırlanmamış bir zihninle bile düşünebilseydiniz, tükendiğiniz anda bile cevabı hala bulamazdınız. Gerçek xiulian uygulaması wuwei durumunda yapılır, bu yüzden sizin düşünce ile yönlendirme yapmanıza gerek yoktur. Hareketler yapmak için çok fazla şeyle alakadar olmanıza gerek yoktur- sadece mekanizmaları izleyin. Benim mekanizmalarım bu rolü üstlenir. Herkes, egzersizlerimiz sırasında enerji çok uzağa gönderildiğinden, enerjiyi o anda geri getirmek için egzersizlerin sonunda Falun'u el ile döndürdüğümüzü ve böylece ona bir itme verdiğimizi hatırlamalıdır. Bunun için Falun'un dört defa döndürülmesi yeterlidir. Eğer daha çok döndürürseniz, karnınızın şiştiğini hissedebilirsiniz. Falun saat yönünde döndürülür. Falun'u döndürürken, eller vücudun sınırlarının dışına taşmamalıdır, çünkü bu durum Falun'un çok geniş bir şekilde döndürülmesine yol açar. Göbeğin altındaki iki parmak genişliğindeki nokta eksenin merkezi olarak kullanılır. Dirsekler kaldırılır ve asılı bir şekilde tutulur ve eller ve kollar da düz bir şekilde tutulur. İlk olarak egzersizleri yapmaya başladığınızda, hareketleri doğru olarak yapmak gereklidir, aksi takdirde mekanizmalar bozulur.

4. Dördüncü Takım Hareketler

Dördüncü takım hareketler, 'Falun Kozmik Yörüngesi' olarak adlandırılır. Biz, herkesin anlayabilmesi için, Buda ve Tao Okulundan gelen bu iki terimi kullandık. Bu egzersiz geçmişte Yüce Falun'un Döndürülmesi olarak adlandırılırdı. Bu takım hareketler, Tao Okulu'nun Yüce Kozmik Yörüngesi'ne benzer fakat gereksinimleri farklıdır. Birinci takım hareketler sırasında bütün enerji kanalları açılır ve dördüncü takım egzersizleri yaparken enerji kanallarının hepsi eş zamanlı olarak hareket eder. İnsan vücudunun yüzeyinde olduğu gibi, vücudun derinliklerinde, her bir katmanında ve organların arasındaki boşluklarda da enerji kanalları bulunmaktadır. O halde enerji vücudumuzda nasıl dolaşır? Biz sadece bir veya iki enerji kanalının dolanımından ya da sekiz Ekstra Enerji Kanalının kendi ekseni etrafında dönüşünden çok vücuttaki bütün enerji kanallarının eş zamanlı olarak hareket etmesini isteriz. Bu durum enerji akışını oldukça güçlendirir. Eğer insan vücudunun ön ve arka tarafı yin ve yang tarafı olarak ikiye bölünürse, o zaman, sırasıyla her iki tarafın enerjisi hareket eder; yani bütün bir tarafın enerjisi hareket eder. Bu nedenle, şu andan itibaren eğer Falun Dafa uygulamasını uygulamak istiyorsanız, daha önce kozmik yörüngeye rehberlik etmek için kullandığınız bütün düşüncelerinizin hepsini bırakmanız gerekir. Çünkü bizde, vücuttaki bütün enerji kanalları aynı zamanda açılıp, eş zamanlı hareket ederler. Hareketler, oldukça basittir ve gerekli ayakta durma pozisyonu, önceki üç takım egzersizle aynıdır. Önceki hareketlerden tek farkı sadece belinizi biraz eğmek zorunda olmanızdır. Burada da hareketleriniz mekanizmaları takip etmelidir.

Bu mekanizmalar önceki üç takım harekette de bulunmaktadır ve hareketler aynı şekilde bu mekanizmaları izlemeye ihtiyaç duyar. Bu takım hareketler için vücudunuzun dışına yerleştirdiğim mekanizmalar sıradan mekanizmalar değillerdir ve bütün enerji kanallarının hepsini harekete geçirebilen mekanizmalar tabakasıdır. Onlar, vücudunuzdaki tüm enerji kanallarını sürekli dönüş halinde tutarlar - siz egzersizleri yapmadığınız zaman bile dönüş halinde tutarlar. Uygun zamanda da tersine dönerler. Mekanizmalar her iki tarafa da dönerler, bu yüzden sizin ayrıca çalışmanıza hiç gerek yoktur. Egzersizleri bitirmeye sizi geniş enerji kanalları yönlendirir.

Bu takım hareketleri yaparken, tüm vücudunuzun enerjisi hareket halinde olmalıdır. Diğer bir ifade ile eğer insan vücudu gerçekten yin ve yang olarak iki tarafa bölünebilirse, o zaman yüzlerce ve binlerce enerji kanalları eş zamanlı dönerken, enerji yang tarafından yin tarafına, vücudun içinden dışına, öne arkaya doğru dolanır. Diğer kozmik dolaşım uygulamalarını yapmış olanlar ve değişik tipteki yönlendirici düşünceleri kullanmış veya kozmik dolaşım ile ilgili farklı düşüncelere sahip olan kişiler, bizim Dafa uygulamamızı yaparken bunların hepsini bir kenara bırakmalıdırlar. Uygulamış olduğunuz o şeyler gerçekten çok önemsizlerdir. Sadece bir veya iki enerji kanalını harekete geçirmenin neredeyse hiçbir etkisi yoktur - gelişiminiz çok yavaş olacaktır. İnsan vücudunun yüzeyinin incelenmesi sonucu enerji kanallarının varlığı bilinmektedir. Enerji kanalları, tıpkı kan damarları gibi, yatay ve dikey olarak birbiri ile kesişir, ve yoğunlukları kan damarlarının yoğunluğundan daha fazladır. Onlar, iç organlarınızın içerisindeki boşluklar da dahil olmak üzere yüzeydeki vücudunuzdan başlayarak daha derin boyutlardaki vücutlarınıza kadar, insan vücudunun değişik boyutlarındaki katmanlarında da var olurlar. Eğer insan vücudu gerçekten biri yin ve biri yangdan oluşan iki tarafa bölünmüş ise, siz egzersizleri yaparken ister ön isterse arka taraf olsun, o tarafın tamamı hareket etmelidir - bir ya da iki enerji kanalı değil. Diğer kozmik dolaşım uygulamalarını yapanlarınız eğer bizim egzersizlerimizi her hangi yönlendirici bir düşünce ile uygularlarsa, bizim uygulamamızı mahvedeceklerdir. Bu yüzden, daha önce kullandığınız hiçbir düşünceye bağlı kalmamalısınız. Daha önceki uygulamanız sonucu oluşan kozmik dolaşımınız açılmış olsa bile bu hala hiçbir şey değildir. Bizim uygulamamıza ait olan enerji kanallarının hepsi daha başlangıçta harekete geçirildiği için, biz daha şimdiden bunun çok ötesine ulaşmış durumdayız. Ayakta duruş pozisyonunun daha önceki üç egzersizin ayakta duruşu pozisyonundan hiçbir farkı yoktur, sadece belin biraz eğilmesi gerekir. Hareket esnasında ellerin mekanizmaları izlemesi gerekir. Tıpkı, ellerin mekanizmalar ile birlikte yukarı aşağı hareket ettiği üçüncü egzersizin hareketlerinde olduğu gibi, eller mekanizmalar ile aşağı yukarı hareket ettirilir. Bu takım egzersizleri yaparken, bütün devir esnasında mekanizmaları izlemeniz gerekir.

Bu egzersizin hareketlerinin dokuz defa tekrarlanması gereklidir. Eğer daha çok yapmak isterseniz, o zaman on sekiz defa yapabilirsiniz, ama bu sayının dokuzun katı olduğundan emin olmalısınız. İlerde, belirli bir seviyeye ulaştığınızda hareketlerin sayısını saymanıza gerek kalmayacak. Neden saymanıza gerek kalmaz? Çünkü hareketler sürekli olarak dokuz defa tekrar edilirse, belli bir zamandan sonra mekanizmalar sabitleşir ve dokuzuncu defadan sonra mekanizmalar doğal olarak ellerinizi karnın önünde üst üste toplar. Belli bir zaman hareketleri yaptıktan sonra, her dokuzuncu defadan sonra hareket bitiminde, bu mekanizmalar otomatik olarak ellerinizi karnın önünde toplamaya götürecek ve o zaman hareketleri saymaya ihtiyaç duymayacaksınız. Elbetteki, hareketleri yapmaya daha yeni başladığınız için ve mekanizmalar yeterince güçlü olmadığı için hareketleri kaç kere yaptığınızı saymak zorunda kalırsınız.

5. Beşinci Takım Hareketler

Beşinci takım hareketler, 'Olağanüstü Güçleri Kuvvetlendirme Yolu' olarak adlandırılır. Bu egzersiz, geçmişte benim kendi başıma uyguladığım yüksek seviyeli xiulian uygulamasının bir parçasıdır. Şimdi bu egzersiz üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan onu topluma aktarıyorum. Çünkü daha fazla zamanım olmadığından dolayı... size bizzat öğretmek için bir daha fırsat bulmam çok zor olacak. Bu yüzden size şimdi her şeyi bir anda öğretiyorum ki daha sonra yüksek seviyelere doğru uygulama yapmak için elinizde bir yol olsun. Bu egzersizin hareketleri karmaşık değildir çünkü yüce bir yol, son derece basit ve kolaydır - karmaşık hareketlerin mutlaka iyi olması gerekmez. Hareketler basit olmasına rağmen, birçok şeyin geniş çapta dönüşümünü kontrol ederler. Bu takım hareketleri tamamlamak için uzun bir süre meditasyonda oturmaya ihtiyaç olduğunda dolayı bu egzersiz zor ve dayanıklılık gerektiren bir egzersizdir. Bu takım hareketler bağımsızdır, bundan dolayı bu hareketleri yapmadan önce diğer dört takım hareketi yapmaya gerek yoktur. Elbette ki bizim bütün egzersizlerimiz çok esnektir. Eğer, bugün çok zamanız yoksa ve yalnızca birinci takım egzersizleri yapabiliyorsanız, o zaman sadece birinci takım egzersizleri yapın. Hatta egzersizleri farklı bir sırada da gerçekleştirebilirsiniz. Eğer günlük planınız sıkışık ise ve sadece ikinci takım egzersizleri ya da üçüncü takım egzersizleri ya da dördüncü takım egzersizleri yapmak istiyorsunuz - bunu da yapabilirsiniz. Eğer daha çok zamanınız varsa daha fazla, eğer daha az zamanınız varsa daha az yapabilirsiniz - egzersizler oldukça esnektir. Siz egzersizleri yaparken, benim size yerleştirdiğim mekanizmaları ve Falununuzu ve iksir alanınızı güçlendiriyorsunuz.

Beşinci takım hareketlerimiz, bağımsızdır ve üç bölümden oluşur. İlk bölüm, vücudunuzu ayarlayan el işaretlerinin ya da mudraların yapılmasıdır. Hareketler oldukça basittir ve sadece birkaç el işaretinden bulunur. İkinci bölüm olağanüstü güçlerinizi kuvvetlendirir. Egzersizler sırasında olağanüstü yeteneklerinizi olağanüstü güçlerinizi vücudunuzun içinden ellerinize ulaştıran birçok sabit pozisyon vardır. Bu takım egzersize 'Olağanüstü Güçleri Kuvvetlendirme' denmesinin sebebi budur - sizin olağanüstü yeteneklerinizi kuvvetlendirir. Sonraki bölüm meditasyon da oturmak ve dinginliğe girmektir. Bu egzersiz, bu üç bölümden oluşmaktadır.

Ben ilk olarak meditasyonda oturmak hakkında konuşacağım. Meditasyonda oturmak için iki çeşit bacak katlama yöntemi vardır; gerçek xiulian uygulamasında kişinin bacaklarını katlaması için sadece iki yol vardır. Bazı kişiler; "Tantrik uygulamalara bir bakın - bacakları katmalak için birçok yol yok mu?" diyerek bu iki yoldan daha fazla yol olması gerektiğini iddia ediyorlar. Onların bacak katlama yöntemleri olmadığını aslında egzersiz pozisyonları ve hareketleri olduğunu size söyleyeyim. Sadece iki çeşit gerçek bacak katlama yöntemi vardır: birincisi "yarım-lotus pozisyonu" diğeri ise "tam-lotus pozisyonu" olarak adlandırılır.

Yarım-lotus pozisyonunu açıklayayım. Bu pozisyon sadece, her iki bacağınızı katlayamadığınız zaman, son çare olarak, bir geçiş aşaması olarak kullanılabilir. Yarım-lotus pozisyonu bacağın biri altta, diğeri üstte kalacak şekilde oturmaktır. Yarım-lotus pozisyonunda otururken, birçok kişi âşık kemiklerinde çok sancı hisseder ve sadece kısa bir süre için dayanabilir. Hatta bacaklarda sancı başlamadan önce bile, âşık kemiğindeki sancı dayanılmaz bir hale gelir. Eğer ayaklarınızı, tabanlarınızı yukarı bakacak şekilde çevirebilirseniz, âşık kemikleri arkaya doğru dönecektir. Tabii ki, ben size egzersizi bu yolla yapmanızı söylememe rağmen, sizin buna egzersizi yapmaya başlar başlamaz ulaşmanız mümkün değildir. Bunu yavaş yavaş başarmaya çalışmalısınız.

Yarım-lotus oturuşu hakkında birçok farklı teori bulunmaktadır. Tao Okulundaki uygulamalarda, enerjiyi dışarı bırakmadan içeri çekme öğretilir ve bu yüzden enerji her zaman içeri çekilir ve dışarı bırakılmamaktadır. Taoistler, enerjiyi serbest bırakmaktan kaçınırlar. Peki bunu nasıl başarırlar ? Onlar, özellikle akupunktur noktalarının tamamen kapatılması üzerinde dururlar. Onlar bacaklarını çaprazlarken bir ayağın Yongquan akapunktur noktasını diğer bacağın altına koyarak kapatırlar ve diğer ayağın Yongquan akupunktur noktasını diğer kalçanın üst kısmının altına kıstırırlar. Onların Jieyin pozisyonu için de durum aynıdır. Onlar, bir başparmak ile diğer elin Laogong akupunktur noktasına bastırırlar ve diğer elin Laogong akupunktur noktasıyla karşı eli örtmek için kullanırlar ve her iki eliyle alt karın kısmını kapatır.

Dafa uygulamamızdaki bacak katlamasında, bu tür gerekliliklerin hiçbiri yoktur. Bütün Budist uygulamalara yolları - hengi uygulama yöntemi olursa olsun - bütün canlılara kurtuluş sağlamayı öğretir. Bu yüzden onlar, enerjilerini dışarı vermekten korkmazlar. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da, enerjiniz serbest bırakılıp tüketilse bile uygulamanız boyunca hiçbir şey kaybetmeden bunu daha sonra telafi edebilirsiniz. Xinxinginiz belirli bir seviyeye yükselmiş olacağından - enerjiniz kaybolmayacaktır. Ama seviyenizi daha çok yükseltmek istiyorsanız zorluklara dayanmalısınız. Bu durumda ne olursa olsun enerjiniz kaybolmayacaktır. Biz aslında yarım-lotus değil de tam-lotus oturuşunda oturmanızı istediğimizden, yarım-lotus oturuşu ile ilgili öyle çok gerekliliğe sahip değiliz. Ama her iki bacağını henüz katlayamayan insanlar olduğu için bu fırsatı yarım-lotus pozisyonu hakkında birazcık konuşmak için kullanacağım. Şu aşamada tam-lotus pozisyonunda oturamıyorsanız yarım-lotus oturuşunu yapabilirsiniz ama yine de her iki bacağınızı da katlamak için yavaş yavaş çalışmalısınız. Tek-bacak katlama pozisyonumuz erkeklerin sağ bacağının altta ve sol bacağın üstte olmasını gerektirir; kadınlar içinse, sol bacak altta ve sağ bacak üstte olmalıdır. Aslında, gerçek yarım-lotus pozisyonu gerçekten çaba gerektirir çünkü katlanmış bacakların tek bir çizgi oluşturmasını gerektirir, ben yarım-lotusun tam-lotus oturuşundan daha kolay olduğunu düşünmüyorum. Bacakların aşağı kısmı temelde paralel olmalıdır - bu başarılmalıdır - ve bacaklar ve leğen kemiği arasında boşluk bırakılmalıdır. O nedenle, gerçek yarım-lotus oturuşunu yapmak zordur. Bunlar, yarım-lotus oturuşu için genel gereksinimlerdir ama biz insanlardan bunu talep etmiyoruz. Neden? Çünkü bu egzersizde tam-lotus oturuşunda oturmanız istenir.

Şimdi tam-lotus pozisyonunu açıklayacağım. Biz sizden her iki bacağınızı çaprazlamanızı istiyoruz ki bu da tek-bacak katlama pozisyonundayken, altta duran bacağınızı üstte duran bacağınızın üzerine, içeriden değil de dışarıdan almanız gerektiği anlamına gelir. Bu tam-lotus oturuşudur. Bazı kişiler, bacaklarını oldukça sıkı bir şekilde çaprazlarlar. Böyle yaparak, her iki ayağın tabanı yukarı bakar hale gelir ve Beş Merkezin Cennete Bakması durumuna ulaşılabilir. Budist egzersizlerinde gerçek "Beş Merkezin Cennete Bakması" genelde böyle yapılır: başın tepesi, her iki avuç ve her iki ayağın tabanı yukarı bakar. Eğer iki bacak ta gevşek bir şekilde bağdaş kurmayı isterseniz, bunu da kendinize göre yapabilirsiniz; bazı kişiler gevşek bir şekilde bacak çaprazlamayı tercih ederler. Bizim istediğimiz tek şey her iki bacağı çaprazlayarak oturmaktır; bacakları gevşek bir şekilde çaprazlamak da onları sıkı bir şekilde çaprazlamak da kabul edilebilir.

Sakin meditasyon, uzun bir süre boyunca meditasyonda oturmayı gerektirir. Meditasyon esnasında hiçbir zihinsel faaliyet olmamalıdır - hiçbir şey hakkında düşünmeyin. Biz sizin ana bilincinizin farkında olması gerektiğini söyledik çünkü bu uygulama sizin ana bilincinizi geliştirir. Bu yüzden uyanık bir zihinle gelişim göstermelisiniz. Meditasyonu nasıl gerçekleştiririz? Her biriniz ne kadar derin ve sakin bir duruma girmiş olursa olsun o anda uygulama yapmakta olduğunuzu bilmelisiniz. Kesinlikle hiçbir şeyden haberdar olmadığınız bir duruma girmemelisiniz. O zaman özellikle ne gibi bir durum meydana gelir? Orada otururken sanki bir yumurta kabuğunun içinde otururmuş gibi kendinizi harika ve çok rahat hissedersiniz. Egzersizleri yaptığınızın farkında olursunuz ama bütün vücudunuzun hareket edemediğini hissedersiniz. Bu kesinlikle bizim uygulamamızda meydana gelecektir. Bu arada, başka bir durum daha vardır: meditasyonda oturma esnasında bacaklarınızın kaybolduğunu fark edebilirsiniz ve onların nerede olduklarını hatırlayamazsınız. Aynı zamanda vücudunuz, kollarınız ve ellerinizin hepsinin kaybolduğunu ve geriye sadece başınızın kaldığını hissedeceksiniz. Meditasyonda oturmaya devam ettiğinizde, sadece meditasyon yaptığını bilen zihninizin orada olduğunu - bir farkındalık kırıntısı- ve başınızın da kaybolduğunu göreceksiniz. Bu belli belirsiz farkındalığı korumalısınız. Eğer bu duruma ulaşabilirsek, bu bizim için yeterlidir. Neden? Bu durumda uygulama yaptığınızda vücudunuz tam dönüşüme uğrar. Bu, en uygun durumdur ve bu yüzden biz sizden böyle bir duruma ulaşmanızı isteriz. Fakat uykuya dalmamalı veya bilincinizi kaybetmemeli ya da bu belli belirsiz farkındalıktan kopup kendinizden geçmemelisiniz. Eğer bu durumlara düşerseniz meditasyonunuz boş yere olur ve bu durum meditasyon yapmaktan çok uyumak olur. Egzersizi tamamladıktan sonra, ellerini bir araya getirerek Heshi yapıp, dinginlikten çıkarsınız. Egzersiz o zaman sona erer.



Yazar Hakkında

  • Semra ...

    Semra ...

    Falun Dafa, (Falun Gong olarak da bilinir) beden ve zihin gelişimine yönelik bir qigong uygulamasıdır.

Dünya Dinleri